kahvelikitaplaar

kahvelikitaplaar
@koreligk
26.12. ∞ Cannımmmm Pamuğummm Anneannem
Puan vermedi·528 syf.··
2026 22. kitabı
Ömer Seyirhan; azminden, kararlılığından, yeşil parkasından, boyundan posundan, yeşil gözlerinden yakışıklılığından istiyorum arkadaşlar Konu ne ara buraya geldi ya biz karakterden gidiyorduk. Yemin ediyorum bayıldım! Ben #loresima kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım. Ve kendime sövüyorum. Elinde #gökçen serisi var, okumak için neyi bekliyorsun?! Gerçekten kitap bitti kendi aklıma yanmaya başladım ben Yalnız #tozlupembe nin konusuna gelmeden önce ben buradaki o arkadaş grubuna bulaşmak istiyorum önce. Şemo, yani Şeyma yani grubun annesi eli maşalısı çok sevdim seni. Özellikle araba sahnelerinde miden tutup uyuklayıp sonra birden olaylara dahil olman. Peki ya Melike, bu grubun tam anlamıyla yaramaz haylaz çocuğu. Onun olduğu yerlerde eğlence gırla ama dikkat edin birden karakolluk olabilirsiniz. Ve gelelim Ayperi'ye... O grubun en ağırı ve en yaralısı... Çocukluğunu yaşayamayıp gençliği de yananı... Ayperi, henüz sekiz yaşındayken annesinin aniden rahatsızlanmasıyla babası annesini hastaneye kaldırır. Bu sürede de Ayperi ve abisi amcasının yanında kalır. Amcası her ne kadar kol kanat gerse de anne ve babanın çatısı altında gibi olmaz hiç bir şey(ses tonumdan bile anlar annemde babamda telefonda konuşurken bir sıkıntı olduğunu. Bunu neden dediğimi anlayacaksınız). Anne ve babaları hastanedeyken bayram için Ayperi'nin istediği elbiseyi alıp yollamışlar küçük Ayperi'ye. Tabi o da cıvıl cıvıl haliyle giyinmiş kuşanmış. Camdan da pembe pamuk şekerlerini görünce de almak istemiş. Pembeye ayrı bir sevdasıda var. Bu zamana kadar pembe pamuk şeker yememiş olması da eklenince koşturmuş pamuk şeker almak için. Gerçekten okurken o kadar sinir oldum ki, bir de bunların gerçekte yaşanıyor olması da eklenince yok kaldırmıyor insan. Çocuklara dokunan eli geçin değen gözlerin kör
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026525 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

kahvelikitaplaar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·528 syf.··
2026 22. kitabı
Loresima
8.6/10 · 525 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 21. kitabı
#kahvelikitaplaaryorumluyor Nasıl bir bitiştir bu böyle İlk kitap öyle bir yerde bitti ki içim gitti içim. Yazardan daha önce okumalar yapmıştım ve kalemini de kesinlikle çok seviyorum. Bu kitabı görünce zaten hemen okumam lazım dedim. Çok şükür o okuma yapıldı. Ama yorum yapamıyorum. Kitabın kapağını kapattığım gibi yoruma koştum ve cidden ikinci kitabın istek değil ihtiyaç olduğunu anladım. O sonu haketmiyoruz. Kabul edilemez... Resmen araba temizliği esnasında gördüğü g-19 bitirdi her şeyi. Kadın karaktere bayıldım! Cidden o kadar güçlü bir kadındı ki, kimseye boyun eğmeyen o sağlam duruşu ailesini yabana atmayışı babasının geçirdiği felçten ötürü onun aileye bakmak için dişini tırnağına takması çok başkaydı. Canfeza, babasını herkesin tanıdığı ve yapmayı reddettiği bir işin sonucunda felç kalmasına sebep olunuyor. Babası çalışmadığı içinde Feza, kardeşinin değimiyle Zeze, ailesinin tüm yükünü o omuzluyor. Gündüzleri oto yıkamacı da, akşamları da tarot kartlarıyla insanları okuyan biri. Hatta öyle ki kardeşine bisiklet alabilmek için kan bankasına kan bile veriyor. Bir gece görmemesi gereken bir cinayete şahit olmasıyla da resmen hayatı değişiyor. (tabi aslında asıl değişim tarot baktığında olmuştu. ) Öldürülen adam konsül üyesi. (aslında iyi ki ölmüş diyebileceğiniz birinin oğlu) O gece tam anlamıyla hayatına Şahan Mirza Balabey dahil oluyor tüm ihtişamıyla. O gece yaşanılanlar tam olarak onunda hayatını ilgilendiriyor. Bu infazın gerçekleştirilme şekli Şahan Mirza 'nın yapacağı türden. Birisi onun cinayet işleme şeklini kopyalamış desek daha doğru olur. O sebeple de olayın baş oyuncusu. Zaten buradan sonra ipin ucu kaçıyor ve kimin elinde kalırsa artık. Canfeza, canım dediği ailesinden başka yakınları olan Kubilay ve Deren var. Kubi'yi çok sevdim. Tam bir dost
Geceye Konuşanlar 1Kader Arvas · Ephesus Yayınları · 202628 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 20. kitabı
#kahvelikitaplaaryorumluyor #şafakvurgunu sen bana ne yaptın böyle? Aldı yerden yere vurdu resmen! Bazı şeyleri tahmin ediyordum. Aklımda bir kaç kişi bile vardı ama insanın canından kanından olduğu birinin ihaneti Işıl Atabey, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Atilla Atabey'in kızı ve hal böyle olunca, el bebek gül bebek büyümüş herkesten korunmuş. Abisi, Oğuz Atabey'in ölümünden sonra da güvenlik konusu daha bir sıkılaştırılmış. İsminde bir harf değişikliği yapılarak yurt dışında kendisine resim atölyesi açmış. Işıl, orada sergi günü uğradığı saldırı yüzünden babasının zoruyla Türkiye'ye geri dönmek zorunda kalır. Saldırı esnasında aldığı yaradan ötürü ne yazık ki eli konusunda da sorun yaşar. Yaşayacakları daha bunun teminatı gibi üstüne birde zoraki evlilik durumu çıkarılır. Hemde yıkım lakabıyla tanınan Ecevit Demirhan ile. Ecevit, resmen duvar gibi bir adam ama inanın bana mükemmel bir karakterdi. Tam olarak ne istediğini bilen ama söz konusu Işıl olunca asla o kurallara uymayan biri falan Ecevit, tam olarak görev esnasında ona yeni bir görev gelmesiyle hem düşman askerlerine ifşa olur hemde yeni görevinin onun başına büyük bir dert olacağını anlar. Ecevit ve Işıl, evliliği her ikisi de istemez ama ki Işıl'ın uğradığı o saldırıyı kimin düzenlediğini bulmak ve Işıl'ı güvende tutmak içinde sadece bir yıl evli kalacakları bu oyuna başlarlar. Zaten Ecevit o kadar zeki bir adam ki, ailedeki herkesi resmen bakışıyla hesap ediyor. Kimin ne konuda potansiyeli var hemen anlıyor. Ellerinde tek bir ip ucu var. O da, Işıl'ın Paris'teki arkadaşı Parla'nın saldırı zamanından önce aldığı para. Bunu araştırmak içinde Paris'e gidiyorlar ve Ecevit, Parla'dan her şeyi öğreniyor. Evet biz de öğreniyoruz hatta kitabın sonunda Işıl da o acı gerçeği duyuyor. Ama olay şu ki, saldırı
Şafak VurgunuŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınlar · 2026157 okunma