İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz
@korkmaz_ibrahim
üniversite
5 Şubat
7 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım Oğuz Atay Tutunamayanlar
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yalaka olmayan insan çoğu zaman şanssız sanılır. Çünkü sistem, çoğu yerde boyun eğeni ödüllendirir; sorgulayanı, dik duranı ise sınar. Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan insanlar için yol daha uzundur, daha taşlıdır. Kimseye yaslanmadan ilerlemek; torpil aramadan, çıkar gözetmeden, karakterinden taviz vermeden yürümek kolay değildir. Bazen daha yavaş yükselirsin, bazen yalnız kalırsın, bazen de hakkın olanı almak için iki kat mücadele edersin. Ama bu zorlu yolculuğun bir bedeli olduğu kadar bir ou da vardır. Çünkü kazandığın her şeyi gerçekten meler hak ederek kazanırsın. Kimseye minnet etmez, kimsenin gölgesinde büyümezsin. Belki alkışın ax olur ama saygın kalıcı olur. Yalakalık kısa vadede kapı açar; karakter ise uzun vadede sağlam bir kapı inşa eder. Zor olanı seçenler, aslında en güçlü olanlardır. Güçlü olmak zorunda olan dahą çok yorgun, inanın bana...
Çok güzel bir söz okudum şöyle diyordu "En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım. İnandığımı sandılar; ben ise onların kuş kadar akılları ve cahilliklerine hayrandım."
Gresham Yasası bize şunu öğretir: Kötü standart, iyi standardı yok eder. Eğer işini savsaklayanla, işini aşkla yapanı aynı kefeye koyarsanız; aşkla yapanı aptal yerine koymuş olursunuz. Yetenekli insanlar para için gelir, ancak "adalet" ve "huzur" için kalır. Huzuru bozanı korumak, şirkete ihanettir. Temizlik, büyümenin ön şartıdır
Nefret etmiyorum kimseden, sadece görmezden geliyorum. Çünkü nefret taşımak, insanın kendi yükünü ağırlaştırır. Ben kimseyle savaşmayı seçmiyorum; beni yoranı sessizce hayatımın dışına bırakıyorum. Kırıldığımda bağırmıyorum, uzaklaşıyorum. Anlaşılmadığımda açıklama yapmıyorum, mesafe koyuyorum. İnsanları değiştirmeye çalışmıyorum artık; bana iyi gelmeyeni değiştirdiğim tek şey, bulunduğu yer oluyor. Bazı şeyler konuşulmaz, üzeri çizilir. Bazı insanlar tartışılmaz, arkada bırakılır. Bu ne zayıflık ne de kaçış, kendine saygı duymanın en sakin hâli.