Ayşenur

Ayşenur
@korolarhalinde
28.04 "Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur."
Düşüş
Ölümün ve mezarın anlamı da bu değil mi acaba? Bir düşüşten sonra bir yüceliş gelmesi için hayata ve insana yüklenmiş bir çile saati. Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruh'larla, sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır!
Sayfa 12
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düşüş
Ah! Düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin, yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır? Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına batmamış yürek! Sana ışıklar ve aydınlıklar ne der? Ey zindanda bir gece geçirmemiş dost, güneşe doğru çılgın ko-şuyu yapacak çocuk olabilir misin? Ey yükseklerden büyük seslerle düşen su, bu yalçın kayalara bir şelâle borçlu olduğunu biliyor musun? Sessiz ve dilsiz duran mezartaşı! Kitabendeki çizgiler, iniş ve çıkışı derinleştikçe seni tarihin içine yerleştirir, farkında mısın?
Sayfa 10
Alıntı
Bunlar iman eden ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşan kimselerdir. İyi bilin ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur." Ra’d: 28
Alıntı
Sade hayat, imandandır.
Bu umursamaz ve dünyevileşmiş Müslüman gidişiyle öyle bir hale geleceğiz ki, keşke ilk başta ölseydik diyece- ğiz. Bu sebeple Efendimizin bu hadis-i şerifine tutun maktan başka çare yok. "Sade hayat, imandandır. "
Sayfa 96
Haramda şifa olmadığını" literatür yazmadı diye mi bu rahatlık? Canlı ve cansız her varlığın Allah'ı zikrettiğini ve haramların bu zikri bozduğunu hangi laboratuvarda ispat edelim? Ağzına fazladan bir lokma atanın dahi birazdan boş bir kelam edeceğini bildiren âlimlerimiz, bilmem ne tıp dergisinin localarında gezmediler diye mi bu umursamazlık? Peki fazla lokmanın bile etkisi buysa, bunca necis içerikli ilaçların etkisi ne olur ki Müslüman fıtratına? Bunlar "ölmemek" için mi? Her şey bir saat daha fazla yaşayabilmek için mi? Tedbir, takdire mâni değil ki!
Sayfa 95
Alıntı