"Ayrıca babamı koruduğun için teşekkür ederim," dedim ayaklarımıza bakarken. "Yani bunu yapmak zorunda değildin fakat yapıyorsun." Tugay sadece başıyla beni onayladı. "Ayrıca o gün revirdeki rezaleti de temizlediğin için teşekkür ederim." Yeniden başını salladı, bu kez kaşları çatıldı. "Bir de çiçekler için de teşekkür ederim tabii..."
"Görüyorsun değil mi?” diyerek lafımı böldü. "Bütün imkânsızlıkların içinde bile hayatını güzelleştiriyorum Sevgili Avukat. Her eve lazım bir Suç Kralı'yım ben."
Her duyguyu abarttığım gibi aşk duygusunu da abartacağımı biliyordum, zaten bu yönümü fark ettikten sonra aşkın benden uzak durması gerektiğini de fark etmiştim ama babam bir keresinde aşkın önüne geçemeyeceğimi ve onun benden her zaman bir adım önde olacağını söylemişti.
"Kalbimiz taşlaştı artık," dedi gardiyan mutsuz bir sesle. "Yumuşatabilene aşk olsun, sitemle değil üstelik."
"Ne güzel cümle," dedi Tugay gülümseyerek. Bu cümle benim kalbimi de hızlandırmıştı. "Bir gün âşık olursam o kişiye söylerim."