Kardeşim gözlerimin önünde gün geçtikçe çöküyor, ölüyordu fakat o yüzündeki gülümseme bir an bile olsun silinmiyordu. Bu da bir direnişti, hatta benim en büyük gördüğüm direnişçi, çektiği acılara ve yaşadıklarına rağnen Meryem'di.Kardeşim gözlerimin önünde gün geçtikçe çöküyor, ölüyordu fakat o yüzündeki gülümseme bir an bile olsun silinmiyordu. Bu da bir direnişti, hatta benim en büyük gördüğüm direnişçi, çektiği acılara ve yaşadıklarına rağmen Meryem'di.
sevdiğim her şeyi abartma konusunda usta olduğum kadar diğer duygularımda da öyleydim. Öfkeyi de abartırdım, nefreti de, hatta kini de. Ve Feridun Karaman'a olan öfkem, Kerem'in mor lavantaları devirmesiyle ikiye katlanmıştı.
Kaşlarım çatıldı. Sert bir sesle, "Benden ne bekliyorsun?" diye sordum. Kerem bana biraz daha yaklaştı, sınırları aştığında nefesimin daraldığını hissettim halbuki Tugay yaklaştığında böyle hissetmemiştim.
Krallık'ın koyduğu bu kurallar zamanla tarikatların diline dolandı ve o tarikatlar sokaklara dökülüp kadınları dövmeye, tecavüz etmeye hatta öldürmeye başladılar.
Krallık bunu engellemedi, hapse girenler serbest bırakıldı. Hatt bazıları Krallık'ın belirli mevkilerine getirildi.