Tuana

"Lütfen laubalileşme," dedim resmi bir ses tonuyla. Bașını salladı, sonra yeniden ses kayıt cihazına yaklaştı. "Karşınızda hir mahkům ve avukatı var," dedi. "Teyit ediyorum, sevgili gelecekte bunu dinleyenler. Hepinizin belasını sikeceğim fakat avukatıma kocaman çiçeklerle dolu bir bahçe almaktan da vazgeçmeyeceğim. Evet, ben Tugay Demir Çeviker, șu an bir deniz kenarındayım, güneş tenimi yakıyor. Evet, ben artık özgürüm, siz bunu dinlerken ben özgürüm." Elimi onu susturmak için masaya vurduğumda Tugay geriye çekilip teslim oluyormuş gibi kelepçeli ellerini kaldırdı.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Adın Tugay Demir Ceviker." "Evet." "29 Kasım 1996 doğumlusun." "Evet." "Burcun Yay." Gülmeye başladı. "Tamam beni dinliyor musun diye merak etmiştim," dedim gülerek.
Sayfa 103·Kitabı okudu
"Elbette Sevgili Avukat," dedi rahat bir sesle. "Şu hayatta seni ciddiye aldığım kadar kimseyi ciddiye almıyorum ben."
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
Bakışlarım sadece bir kez yere dondügünde cam parçalarını ve yaprak sarmalarını gördüm. Bu hayatin içinde bir çaba yoktu, olmamalıydi. Bu hayatın içinde mutluluk yoktu, olmamalıydı. Bu hayatın içinde masumiyet yoktu, hiçbir zaman da olmamıştı.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Alıntı
“Seni bu yola iten nedir?” diye sordum dayanamayarak. Bu soruyu beklemediği çok açıktı çünkü yüzündeki gülümseme silindi ve kaşları havalandı. “Senin yoluna mı?” diye sordu ve buna ben de hazırlıksız yakalandım. “Vardır bir nedeni, vardır bir izi, vardır bir lekesi.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
Alıntı