• 219 syf.
    ·10 günde
    Aslında kitapta büyük bir kısmı kaplamıyor Köy Enstitüleri ama benim anladığım kadarıyla Türkiye'nin süregelen eğitim anlayışında büyük bir yere sahip ve "gerçek" eğitime olan katkısı hatrı sayılır derecede, bu yüzden de ilk önce Köy Enstitüleri hakkında bilgi vermek istedim.

    Kitabın son söz kısmında yer alan yazıda yazan tanıma göre Köy Enstitüsü demek "köylere bilinç ileten eğitim kurumları" demektir.

    "Bir Köy Enstitüsü uygulaması ki kısacık, koca ülke doğrulup Yücelmek üzereydi aşkla şevkle!"

    https://goo.gl/images/Symc4B
    https://goo.gl/images/MuR2fk

    Köy Enstitüleri İsmet İnönü önderliğinde dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un çabalarıyla kurulmuştur. Köy Enstitüleri'nin amacı köylerde yaşayan ve ilkokul mezunu olan çocukların Köy Enstitüleri'nde eğitim görüp tekrar köylerine  dönerek öğretmenlik yapmasıdır. Ayrıca tarımda verimliliğin arttırılması amacı ile de modern tarım teknikleri konusunda bilgiler verilmiştir.

    https://goo.gl/images/MuR2fk
    https://goo.gl/images/rDKFBb

    "Öylesine, ya da böylesine bir 'şans'la Cumhuriyet okullarından ve Tonguç'un Köy Enstitülerinden yetişmiş, eğitimi 'devrim için' uygulama aşamasına ulaştırmış öğretmenler: 'Biz şans değil, olanak istiyoruz halkın çocuklarına!' diye diretiyorlar bugün. Bundan dolayı da Afrika'nın, İran'ın, Pakistan'ın, Brezilya ve Bolivya'nın öğretmenleri gibi sürülüyorlar, kıyılıyorlar yüzer yüzer, biner biner..." Yine kitabın son söz kısmında yer alan bu yazıda Fakir Baykurt Köy Enstitüleri'nin öğretmenleri sayesinde uyanacak olan köylü çocuklarından korkanların oyunlarından bahsediyor kısaca.

    https://goo.gl/images/yrRb8d
    https://goo.gl/images/idCEuR

    Köy Enstitüleri'nin kapatılışı ise şöyle: Hasan Ali Yücel'den sonra Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer Köy Enstitüleri'ni Köy Öğretmen Okulları'na dönüştürmüş, Köy Öğretmen Okulları da Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatılmıştır.

    Ayrıca Fakir Baykurt da Gönen Köy Enstitüsü'nden mezun olmuş bir öğretmendir.

    https://i.hizliresim.com/JDzbNj.jpg

    NEDİR BU EFENDİLİK SAVAŞI?
     
    Efendilik Savaşı, bir tarafta efendiliğin bir tarafta ağalığın olduğu savaştır. Ağalık, çalışıp çabalamadan babadan kalanla olur; efendilik ise okumakla, çile çekmekle... Ağa olamayan köylü, çoluğunu çocuğunu efendi yapmanın derdindedir. Ama ne yol yordam bilinir ne de para vardır bunun için... Kitapta bu yolda köylünün çektiği sıkıntı, geçinebilmek adına neleri göze aldıkları, sosyal düzenin ve ekonominin altında ezilişi; erken evlendirilen kız çocukları anlatılıyor. Köy öğretmenlerinin de dertlerine değinilmiş kitapta: bilgisiz müfettişler, okutmak isteyip de okutulamayan çocuklar, kendi çıkarlarını düşünen okul müdürleri...
     
    Fakir Baykurt kitabını her türlü dertlerini anlattığı köylülerin Efendilik Savaşı'nı er ya da geç kazanacağını, kazanmak zorunda olduğunu, bu savaşın zorunlu olarak sürdüğünü  söyleyerek bitiriyor.

    Ben de incelememi kitabın başında yer alan İ. Hakkı Tonguç'un yazısındaki son sözlerle bitirmek istiyorum: "Fakir Baykurt, bu küçücük kitabın içine çok şey yerleştirmiş. Memleketin kaderi, milletimizin öz meseleleri gösterilmeye çalışılmış bu eserde. Gerçekler dökülüp saçılıyor ortaya. Sağlam ipuçları veriliyor yurda hizmet etmeyi amaç edinenlerin eline.
    Ülkücü, devrimci yazar umut dünyamı zenginleştirdi bu kitabıyla. Okuyunca bu düşünceme katılacağınızı sanıyorum. Gelin beraber alkışlayalım Fakir Baykurt'u."