“– Ey insanlar! Kendiniz için, ahiretiniz adına istikbalinize yatırım yapın; yarın bunların hepsini görüp bileceksiniz! Allah’a yemin olsun ki, sizden biri yarın aklı başına gelip de koyunlarını çobansız olarak yalnız bıraktığında, Rabbiyle baş başa kalacak; arada hiçbir tercüman veya perde olmadan Allah (celle celâluhû), ona soracak:
– Sana peygamberim gelip de tebliğde bulunmadı mı? Ben de sana, bu kadar mal verip de onları önünde yığmadım mı? Peki, öyleyse sen, bugün için ne yatırım yaptın?
Bu hitaba muhatap olan insan, önce sağ ve soluna bakar; tutunabilecek hiçbir dal bulamaz! Sonra önüne bakar; bütün dehşetiyle birlikte önünde cehennem durmaktadır!
Sizden her kim, yarım hurma dahi olsa cehennemden kendini sakındırabiliyorsa bunu mutlaka yapsın! Şayet, bunu da bulamıyorsa, en azından güzel söz söylesin! Çünkü burada her bir iyilik, en az on kat olarak karşılık görür ki bu, yedi yüz kata kadar çıkabilmektedir.
Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun!”
“– Yâ Resûlallah! Konuyla ilgili olarak hem Rabbin için hem de kendi adına bizden ne istiyorsun?”
“– Huzurlu olduğunuz zamanlarda da sıkıntıya dûçar bulunduğunuz anlarda da mutlak itaat istiyorum; sıkıntılı anlarda da bolluk durumunda da infakta bulunacaksınız!
O’na hiçbir şeyi eş ve ortak koşmadan ibadet edecek; namazınızı kılıp zekatınızı da vereceksiniz!.
Emr-i ma’ruf yapacak ve kötülüklere karşı da sürekli nehyedici olacaksınız!
Sürekli Allah için adım atacak ve birilerinin sizi kınamasından endişe duymayacaksınız!
Sizin aranıza geldiğimde, çoluk-çocuğunuzu ve hanımlarınızı koruyup kolladığınız gibi Beni de koruyacak ve Bana yardım edeceksiniz,” buyurdu.