Bazen zamanın dışına atıldığımı hayal ettiğim bir oyun oynardım. Gerçekten de ortaçağdan gelen ama 1987 yılında gezinen bir kızmışım gibi. Bu her yerde işe yarıyor.
Kitabı kapatıp sırt çantamın içine attım. Sonra çanta önümdeki koltuğun altına doğru ittirdim. Yolun geri kalanında da camdan dışarıyı seyrettim. Bina, ağaç, araba, minibüs, boş arsa, minibüs... Her şeyi en ince ayrıntısına kadar inceleyerek gördüğüm şeylerin içinde bir düzen bulmaya çalışıyordum. Yeterince dikkatli bakarsam belki de dünyanın parçaları bir araya gelip anlayabileyeceğim bir bütün oluşturur umuduyla yapıyordum bunu.