Ayakkabı icat edilmeden önce insan da tıpkı diğer birçok
canlı gibi toprağa çıplak ayakla basardı. Toprakla arasındaki
mesafe sıfırdı. Birdi, bütündü toprakla. Diğer canlılarla eşit
mertebedeydi ve toprakla olan bu teması sayesinde hepsiyle
temas kurmuş sayılırdı, hepsi de onunla. Ama ne zaman
ayakkabıyı icat etti, işte o an toprakla teması kesildi, diğer
tüm canlılarla da. Ayakkabı sayesinde bir santim bile olsa
toprağın üstündeydi artık, diğer tüm canlıların da. İnsan
denilen varlık, dünyaya artık bir santim yukarıdan bakıyor-
du. İşte bu bir santimlik fark, zamanla kendimizi Tanrı gibi
görmemize yol açtı; her şeye kadir, her şeye muktedir, her
şeyin sahibi. İstediği her şeyi planlayıp yapabilen güçlü, öz-
güvenli, kudretli Tanrı. Yapabildi mi?
Nah yapabildi!