aki

aki
@krobak
gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Birinin yüreğinde kendi kendine filizlenen sevinçleri yok eden insanlara lanet olsun! Kıskanç bir huzursuzluğun bozduğu bir anlık mutluluğun yerini, dünyadaki ne bir hediye ne de bir iyilik tutabilir.
Reklam
Neşesizlik aynı tembellik gibidir, çünkü bu bir tembellik türüdür. Bu doğamızda var, ancak bir kez olsun buna karşı koymak için gereken gücü topladığımızda, her şeyin üstesinden gelir ve neşeye ulaşabiliriz.
Uzaklık tıpkı gelecek gibi! Karanlık ruhumuzu esir alıyor ve bir biribimizi ancak duygularımız kaybolup gittikten sonra görebiliyoruz! Büyük, olağanüstü tek bir duyguyu hissedebilmek adına tüm varlığımızı vermeye hazır oluyoruz. Ancak ne yazık! Uzak olan şeyler artık yakında olduğunda her şey önceki gibi kaybolup gitmiş oluyor. Işte o zaman yine zavallı ve kısıtlanmış hissediyoruz, ruhumuz onu canlandıracak şeye hasretlik çekiyor.
Bu konu tıpkı aşka benzer. Genç bir kalp bir kıza tutulur, günün her saatini onunla geçirir, kendini ona adadığını göstermek için tüm gücünü, tüm mal varlığını ona harcar. Sonra mevki sahibi dar görüşlü bir adam gelir ve o genç adama şunu söyler: "Sevgili genç adam! Sevgi insanca bir duygu, ancak insanca sevmelisin!"
Çoğu kişiye göre, insanın yaşamı bir hayalden ibaret.
Reklam