Mart 1974. Cemil Meriç’e soruyorlar; “Milletimizin ve devletimizin içinde bulunduğu yakın tehlike nedir?”
Şöyle cevaplıyor; “En büyük tehlike anlaşamamak. Herkes bir adaya sürgün ve adacıklar arasında köprü yok. Kendi kendine konuşan kırk milyon Robinson. Ve idrakin boğazına sarılan sloganlar. Toplumun yerine namlular konuşuyor. Yaşamak istiyorsak bu kör döğüşüne son vermek zorundayız.”
Aradan geçen kırk uzun yıl.. Ülkemiz bakımından gök kubbe altında değişen bir şey yok! Bir çığlık, kesif, dertli, derbeder; lakin duymuyoruz, kulaklarımız “kendi vehimlerimizle” tıkalı...
“Bak, Winston. Bazen iki kere iki beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen aynı anda hem beş hem üç ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklı başında olmak kolay değildir.”
CUMHURİYET, hak ve özgürlüklerinin kıymetini bilen; toplumsal sorumluluğunu müdrik, hukukun/kuralların belirleyiciliğini içselleştirmiş, birey olma/bağımsız düşünme şuuru yüksek yurttaşların rejimidir.
Cumhuriyetimiz, “cumhuriyet” olsun; kutlu olsun.