Arap yarımadası, Kızıldeniz ve Basra Körfezi vasıtasıyla Habeşistan'a ve İran'a, kuzeyden ise Mezopotamya ve Suriye bölgelerine komşu olduğu için, bu memleketlerdeki dinlerin sınır bölgelerinden yarımadanın içerisine doğru sızıntı halinde girdiği gerçek bir olaydır.
İbn Hacer el-Heytemî, "Hanîfe"nin Irak'ta bir tür "divit" manasına geldiği ve Ebu Hanîfe'nin yanında devamlı divit taşımasından dolayı bu şekilde anıldığına dair bir rivayet nakletmektedir.
Türklerin arap islamlıkına bakış açıları olan "Mürcie-Hanefilik-Maturidilik-Yesevilik-Bektaşilik/Kızılbaşlık" çalışmalarıma devam ediyorum.
Ebu Hanife ve Hanefilik açısından başlangıç özelliği olan bir kitaptır.