SAE her şeyden önce kendisine inanmanızı bekler.
SAE , doğu ve batı kültürlerini bir nevi temsil eden iki kişi tarafından oluşturulur. Batıyı temsil eden - önce kendine inan , inandıktan sonra her şeyi yaparsınlar - gibi inançları benimsemiş kahramanımız Halit Ayarcı .
Doğuyu temsil eden ,daha sessiz , uysal ,yılgın kahramanımız ise Hayri İrdal .Çocukluğunda dini hurafelerle ,batıl inançlarla büyüyen ,annesini erken yaşta kaybeden bir çocukluk hayatı geçiren bir ruh.
Çocukken etrafında gördüğü şahsiyetler babası , dedesi , Seyit Lutfullah ,Abdusselam bey ,Nuri Efendi ,Aristidi Efendi hepsinden bir parça alıyor farkında olmaksızın .
Seyit Lutfullah ,hep için hiç in çorak çöllerinde inanılmaz bir şeyin peşinde .Ustası Nuri Efendi işinin ehli , işine önem veren bir kişilik .Saat hakkında fikri ve felsefesi olan biri.
Hayri İrdal der ki , ''çocukluğumun hürriyeti , burası zannımca en mühimidir , onu bana hiç kimse vermedi.
Bu sızdırılmış altın külçesini birdenbire kendi içimde buldum. Vakıa sonraları ben de onu kaybettim .Fakat ne olursa olsun bana temin ettiği şeyler hayatımın ne büyük hazinesi oldular .Ne dünkü sefaletim ,ne bugünkü refahım , hiçbir şey onun mucizesiyle doldurduğu seneleri benden bir daha alamadılar .
O bana hiçbir şeye sahip olmadan ,hiçbir şeye aldırmadan yaşamayı öğretti.''
Kendisine yeni yollar açmaya çalışıyor ama o da olmuyor .Derken tam ümitsizlikten kıvrandığı bir anda karşısına hayat Halit AYARCI karakterini çıkartıyor. Daha önce hiç görmediği ,bilmediği bir kişilik.
Halit AYARCI 'ya göre her şey mümkün nerdeyse .O otomatikleşen dünyanın insanını çok iyi anlayan , onunla çok iyi konuşmasını bilen biri.
Hayri İrdal 'sa bambaşka bir dünyanın insanı. Onun gibi olmaya çalışsa da olamıyor ,beyni kabul etmiyor ,hiç bir zaman kabul edemiyor