Dört büyük roman, üstüne iki şişe şiir içmişiz nasılız biliyor musun?
Akdeniz üni- sosyal bilgiler öğretmenliği lisans
Akdeniz üni- ölçme ve değerlendirme yüksek lisans
Güçlüklere, bir başına da olsa, karşı koyan insan kuvvetli insan olmalı. Ben bunu yalnız kalıp da ümitsizlik içinde olduğumu hissettiğim anlarda daha iyi anladım. Bununla beraber, senelerden beri, o kadar çok zamanlar yalnız kaldım ki bu hale adeta alışır, hatta- kuvvetli olmanın gururunu duyabilmek için - zaman zaman yalnızlığı arar oldum.
Platon için DEMOKRASİ dediğiniz kavram HALK'ın tercihinden önce HALK'ın gelişimi olarak kabul edilmeli ve EĞİTİMİ olmalıydı... Çünkü eğitimsiz kitleler ile kullanılan demokratik tercihler-haklar KALICI OLİGARŞİ yaratıyordu ve bu OLİGARK'ların en hatip olanı, en iyi nutuk çekeni de DIKTATÖR'e dönüşüyordu... Yanlış anlamayın hemen... Diktatörlüğünden değil bu iş, SİSTEM ancak diktatör yaratarak ilerlediği için VAİZ, diktatöre dönüşüyordu... Çünkü güzel söz ve duygusal kaşımalarla ikna yöntemi oluşturuyor bu İKNA ile sorgulamayı ortadan kaldırıyor, sorgulamaya kalkanları ise öncelikle NUTKUN büyüsüne kapılmış kitleler linç etmeye başlıyordu... İşte bu sebeple önce AKILCI'dır Platon... İşte bu sebeple her şeyden AZADE olma kabiliyetine sahip AKIL ile meselelere yaklaşma eğilimi gösterir ve DEMOKRASİ'yi ancak akıllar arası bir uzlaşım olduğu sürece dikkate değer olarak algılayabilirdi... Ancak gel gör ki ardından kabul edilebilir bu noktaya da itiraz yöneltir Platon... Çünkü akıllar arası uzlaşım ile seçilen İKTİDAR'a herkesin eşit mesafede olması yerine herkesin çıkarlarının eşit mesafede olması anlaşılmaya başlamış ve AHLAK'ın ölçütü olan AKIL uzlaşımı yerine ÇIKAR'ların kölesi olan AKIL uzlaşımı olarak gerçekleşen bir UCUBE ortaya çıkmaya başlamıştı. İşte bu ucubenin adı DEMOKRASİ idi... Çıkarların uzlaşımına dönüşmüştü ve ÇIKAR meselesi her zaman DOĞRU olanı seçmek anlamına gelmiyordu... Bu sebeple insanlar zaman içinde DEMOKRASİ'ye ahlak ve hukuk kıstasları ile BİLGİ mercilerinin müdahalelerini eklediler... Ancak eğitimsiz için ne büyük bir İHANET, ne büyük bir kısıtlama idi bu merciiler... Platon'un ikinci itirazı da İSTİKRAR meselesidir. Hani biz de hep aynı ekip ve kadroların görevde kalması İSTİKRAR zannediliyor ve HIYAR-TÜZ denklemi ile hep aynı kadrolara oy
Apo’nun örgüt içinde dış bağlantılardan daha etkin olduğunu iddia etmek için KALAŞNİKOF'u Rusya'dan önce APO'nun icat etmiş olması lazım. Apo'nun gücü, sizin bandonun devamlı surette söylediği oranda SİLAH ve SİLAHLI DİRENİŞ sayesinde gerçekleşmişse kimse kusura bakmasın ama SİLAHI veren, sağlayan Apo'dan güçlüdür