Sıcacık,kendi yağlarında kavrulan, hayatın telaşesinde yuvarlandıp giden bir aile.Elleri deterjan kokulu vefalı fedakâr bir anne Bahriye..Diğer taraftan evini,ailesini geçindirmek için çalışıp didinen kahraman bir baba..Yine o vefakar annenin ev işleri kosusturmalarindan birgün. .O gun babasına yemek götüren Güldiyar artik eve geldiğinde o eski Güldiyar olmayacaktı. .Artık onları zor günler bekliyordu. Güldiyara en başında ne olduğunu anlayamasak da yüzündeki şok ifade ve gözlerinden yaş yerine dökülen taşlar başına iyi bir şey gelmediğini hepimizin aklına getiriyor.
Ardından yaşanacak bir şok ise Güldiyarın annesini kaybetmesi olacak. . Asıl zor günler bu zamandan sonra başlayacak. Güldiyarın gözünden döktüğü taşlar köy ve mahalle tarafından duyulur duyulmaz insanların bu öksüz kizcagizin yanında olup onun derdine care aramaları yerine maalesef bu olay insanların merakını ve aldığı zevkleri besleyecek.
Tabii ki bununla da bitmeyecek. Bu olayı duyan ve bunu fırsata ve hatta adeta sermayeye çevirecek kötü niyetli insanlar da çıkacak karşılarına. Güldiyara ağlaması için ve para kazanmaları için zulüm bile edecekler bu zavallıcığa. Buralardan kaçıp kendilerini kurtarmak isteyen biçâre babasının ise bu kötü adamlar yüzünden elleri kolları maalesef bağlı kalacak. Ee nerde bu kadar insan ellerinden tutan hiçbir Allah'ın kulu yok mu diyeceksiniz. Maalesef yoklar. . Onlar sadece meraklarının peşine düşmüş merhametten yoksun bir grup bencil insanlar.
Acaba onlara bir yardım eli gelecek mi Güldiyar bu durumdan kurtulacak mı.........