"Kesin olan çok az şey var, bunlardan biri de, asla birlikte yaşayamayacağımız, aynı evde, beden bedene, ortak bir masada, hiçbir zaman; aynı şehirde bile olamayacağız. Az kalsın şöyle diyecektim: Sabah kalkıp işe gitmeyecek olmam (Ama kendimi kaldırmak zorundayım! Kendimi kendi altımda, ağır bir haçın altındaymış gibi görüyorum, yüzükoyun yere yapışmışım, biraz olsun doğrulmak ve üzerimdeki cesedi kaldırmak için çok çalışmam gerekiyor.) ne kadar kesinse bu da bana o kadar kesin görünüyor. Bu doğru, kesin kalkmayacağım, ama bu yataktan kalkma işi insan gücünü yalnızca bir parça aşan bir şey, bunu yapabilirim, insan gücünün o kadar üzerine çıkabiliyorum zaman zaman."
Kafka'nın bu mektuba eklediği çizim muhtemelen bir defterden koparılmış bir kâğıtta bulunuyordu. Kâğıdın arkasında daha önceden kalmış yazılar büyük ölçüde okunamaz duruma getirilmiş. Çizim bu kâğıttaki boyutuna göre epeyce küçültülmüş ve iki figür arasındaki mesafe kısaltılmış.
"Uğraşlarım”dan bir parça bir şey göresin diye, bir çizim ekliyorum. Bunlar dört adet kazık, ortadaki iki tanesinden suçlunun ellerinin bağlı olduğu iki çubuk geçirilmiş, dıştaki iki direğin içindense ayakların bağlandığı çubuklar geçiyor. Adam bu şekilde bağlandıktan sonra, çubuklar yavaş yavaş dışa doğru çekiliyor, adam ortadan ikiye ayrılana kadar. Mucit, ellerini ve ayaklarını birbirinin üzerine atmış, sütuna yaslanıyor ve yaptığı şeyi çok orijinal bir buluşmuş gibi böbürlenerek izliyor, oysa bütün yaptığı, içi temizlenmiş bir domuzu dükkânının önüne asan kasabı taklit etmek."