Uykuya dalarken o tatlı kekin dilimin ucundaki tadını hâlâ alabildiğimi hissettim ve attığım kahkahaların keyfini yeniden yaşar gibi oldum. Soyulmuştuk. Ölümle burun buruna gelmiştik. Ravka'daki en güçlü adam tarafından aranıyorduk. Ama yeniden dost olmuş ve uzun zamandır hiç olmadığı kadar kolayca uykuya dalmıştık.
Oliver de Daim'in cesedi araştırıldığında bütün bu korkunç insan kemikleri arasında iki tane iskelet bulundu. Bu iskeletlerden biri ötekini acayip bir şekilde kucaklamıştı.
Hayır efendim. Babamın boğazını kesmedim ama onun hayat ve ümitlerinin bağlarını kestim. Yaşayacağı günleri kısalttım. Bir babanın gösterebileceği, bir çocuğun görebileceği en sevecen ve en hassas ilgiye karşı en yapmacık, en nankörce davranışlarla kalbini kırdım.