Kübra Çelik

Kübra Çelik
@kubra_celik
Az insan, biraz şiir, fazla kitap Aslolan hayattır...
Sahaf Konusu
Arkadaşlar sahaf sektörü ile ilgili ne düşünüyorsunuz merak ettim? Ben kendi düşüncelerimi söyleyeyim. Gittiğim yerde sahafların yanyana dizili olduğu bir sokak var. Tahminim 6 7 sahaf var orada. Naçizane birkaç deneyim elde ettim. Bu sektörün bittiğini, bitirildiğini düşünüyorum. Kesinlikle yazımı okuyanların içlerinde iyi niyetli bazı sahaflar vardır. Onları bu yazımın tabiki dışında tutacağım. İşini layıkıyla yapanlar bizim için çok değerli. Şimdi mesela sahafa gidiyorum. Elimde kendisine vereceğim kitaplığımda olmasını istemediğim kitaplarımla beraber.Ben hangi kitabı götürürsem götüreyim, benim ona verdiğim kitaplar kesinlikle eleştiriliyor. "Abi bunlar hep elimde kalacak yaa!", "Sen bunları verdin ama bunları ben satamayacağım zaten.Neyse 20 tl sayayım bari napalım abimin güzel hatırı için." gibi basit ticari taktiklerle olaya başlıyorlar.Ardından hangi kitabı istersem isteyeyim eğer kitap kendisinde yoksa : "Abi bende o yazarın o kitabı yok ama şu kitabı var.Hem bendeki daha iyi."demelere başlıyorlar.Ya da o kitaba benzer şöyle bir kitap var diyorlar.Sanki eczanedeyim ve ilaç muadili veriyor bana.Sıfır diye 2.el, orjinal diye de çakma kitap verme hikayelerine de üzülerek söylüyorum şahit oldum. Dediğim gibi bunu herkes yapıyordur, hepsi aynıdır demeyeceğim.Ama şu söyleyeceğimi büyük çoğunluğu yapıyor."Abi büyük kitapevleri, internet sitelerinden,büyük marka kitap satan yerlerden alacağına gel bizim gibi esnaftan al." diyerek genelde kitabın arkasında yazan fiyata yakın fiyatlardan bize satmaya çalışıyorlar.Eee madem böyle bir durum var.Ben neden o zaman gidip sahaftan kitap alayım? Monte Cristo Kontu örneğin internette 27 tl iken bana 35 tl fiyat söylemişti.Fiyat söylediği kitabın yayınevide İş Bankası değildi.Ayrıca garip bir durum daha var.21 senedir kitap
1000Kitap
Kübra Çelik
Kesinliklen katılıyorum dediginiz gibi benimde gittiğim sahafçılar birçok var ama kitaplar bulunmuyor ve internette daha uyguna bulabiliyorum.
Reklam
Allah(cc) rahmet eylesin.
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardı Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Sayfa 53 - Diriliş Yayınları
Şiir
Kübra Çelik
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır.
Senin En Çok Altını Çizip İşaretlediğin Kitap Hangisi?
Cümleler... Bazen bir kitabın ilk cümlesi bile tüm kitabı özetlemez mi? Öyle kitaplar vardır ki okuduğunda kalemi elinden bırakamazsın. Biz de sizin okurken kaleminizi elinizden bıraktırmayan, renk renk post-itlerle haşir neşir olmanızı sağlayan kitapları merak ediyoruz. Fikirlerinizi bizimle paylaşırsanız çok mutlu oluruz.🤗
Kübra Çelik
Hayati İnanç , Bekir Develi Fabrika Ayarı Hikmet Anıl Öztekin tüm kitapları 👌
Sigmund Freud'un dediği gibi, Her insan sevgiye layık değildir...💯
İnsan ve Duygular
Seda isimli okura yanıt verildi
Kübra Çelik
😊
10/10
·206 syf.··
2018 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2018 12:26
Sevgili Dost'um Ali Ural. Önce kitabını, sonra bendeki tesirini anlatacağım, müsaadenle.. Kitap 61 mektuptan oluşuyor. Neden 61? Birinci Mektuptan önceki sayfada şu açıklamayı görüyorsunuz. "Posta Kutusundaki Mızıka, unutulan mektubun kefaretidir." Altmış birinci mektuptaki son cümle ise "altmış birinci mektup kefareti ödüyor." Orucu kasten bozanın kefareti 60+1 gün oruç tutmaktır. +1 olan son oruç, asıl orucun kendisidir. Diğer 60 gün, belki bir özür dileyiş, belki ceza, belki de sevap eşitliği yakalama çabasıdır. (Bu tahmin, yazar tarafından onaylandı) İşte Ali Ural, ilk 60 mektupla dostunun gönlünü alırken, 61. Mektupla unuttuğu vazifesini yerine getiriyor. Borçlandığı mektubu ödüyor. Mektubun önemiyle devam ediyor kitabına. Sanki burada dostuna "Mektuplar bu kadar önemliyken, ben nasıl oldu da mektup yazmayı unuttum?" diyor.. Sevgili Dost'umuz. Mektuplarında dostlarına nasihatler veriyor. Durup düşündürecek sorular soruyor. Sohbet ediyor.. Ve son mektup şöyle başlıyor: "Sevgili Dost, Son dikişi atan cerrah, son oku fırlatan savaşçı, son bakraç suyu çeken bahçıvan, son sandalyeyi tekmeleyen cellat, son haberi okuyan spiker, son duayı yapan mahkûm, son düğümü çözen balıkçı, son gemiyi yakan fatih, son elbiseyi deneyen müşteri, son provayı yapan terzi, son kağıdı çeken kumarbaz, son ağacı kesen odun, son köleyi parçalayan aslan, son yapboz parçasını yerine koyan çocuk, son yaprağı yere bırakan ağaç, ellerini omzuma koydu: bu altmış birinci mektubun fotoğrafıydı. Kalbi ipe değen koşucuyla, topukları yere değen paraşütçü bu fotoğrafa giremediler çünkü bitirmenin sevincini yaşamışlardı. Oysa bitiş çizgisinde koca bir gölge, oysa iniş noktasından uzağa atmış rüzgâr, sevinç hangi akla hizmet etmede, en üst dalda yanıp dururken, koparmışlar ayı dün gece." Sevgili
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
Kübra Çelik
Kitapla tanışmam şimdi oldu şu yorumunuzu okuyunca bir daha etkilendim yüreğinize sağlık... gerçekten çok güzel bir kitap