Dostoyevski benim için her zaman edebiyatın doruk noktasıydı; onun eserleriyle tanıştığımda, başka hiçbir yazarın o derinlikte bir dünya kuramayacağını düşünürdüm. Ancak İnce Memed I’i okuduğumda anladım ki Yaşar Kemal, sadece bir hikaye anlatıcısı değil, insanın ruhunu, doğayla olan bağını ve adalet arayışını müthiş bir sezgiyle kavrayan bir usta. Memed’in hikayesi, Dostoyevski’nin bireysel çatışmaları kadar sarsıcı, ama çok daha geniş bir toplumsal yankıya sahip. Onun mücadelesinde bir halkın çığlığını, umutlarını ve inatla süren direnişini duyuyorsunuz.
Dostoyevski hala kalbimde çok özel bir yerde ama Yaşar Kemal bana başka bir zirveyi gösterdi. İnce Memed I, sadece bir roman değil; bir halkın sesi, insanlığın adalet özlemine bir yanıt. Bu kitap, okuru yalnızca düşünmeye değil, hissetmeye ve yüzleşmeye çağıran bir başyapıt.