"Onun için ne anlam taşıyabilirim? Ona ne verebilirim?" Duygularını belli etmek elinden gelmediği için azap çekiyor, mutsuz oluyordu. Okulda bir arkadaş edindiğinde yaptığı ilk şey hep, sırasının gözünde biriktirdiği posta pulları ve değişik taşlar gibi bazı ufak tefek değerli şeylerini, o çocuksu hazinesini onunla paylaşmak olurdu.
Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz, aslında daha öncesindeki gerilime, ruhun bütün büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir.
Yeteneklerini, sıcakkanlılığını, yüreğindeki coşkuyu alevlendirebilmek için insanlarla temas halinde bulunmaya ihtiyacı olduğunu biliyordu, tek başınayken kutusundan çıkartılmayan bir kibrit kadar soğuktu ve kendine bile yararı yoktu.