Nuh’un Çocukları
Nuh’un Çocukları, Görünmeyen Döngü serisinin bir kitabı olsa da diğerlerinden bağımsız okunabiliyor. Ben kitabı okurken bunu hiç sorun etmedim açıkçası. Hikâye direkt içine çekiyor zaten.
Kitap bizi İkinci Dünya Savaşı dönemine götürüyor ve küçük bir Yahudi çocuk olan Joseph’in yaşadıklarını anlatıyor. Joseph’in ailesi onu kurtarabilmek için önce tanıdıklarına emanet ediyor. Ama İnsanlar bir süre sonra kendilerinin de yakalanacağından korkunca Joseph’i Peder Pons’un yanına gönderiyorlar.
Peder Pons kesinlikle kitabın en unutulmaz, en etkileyici karakteriydi diyebilirim.
Kendine Nuh Peygamber’i örnek almış bir adam. Tıpkı Nuh'un Gemisi hikayesindeki gibi, sadece o masum çocukları kurtarmakla kalmıyor; insanlığın yok edilmeye çalışılan hafızasını, yani o dönemin kültürüne ve dinine ait ne varsa her şeyi gizlice toplayıp koruyor.
Kitap boyunca savaşın insanlarda bıraktığı korkuyu çok net hissediyorsunuz. Ama bir yandan da insanların umut etmeye devam etmesi etkileyiciydi. Özellikle Joseph’in yaşadıkları bazı yerlerde gerçekten insanın içini sıkıyor. Buna rağmen hikâye akıp gidiyor, hiç sıkmıyor.