Yûsuf gibi ‘ izzetde sen Ya’ kûb-veş mihnetde ben
Dil sâkin-i Beytü’l-hazen tenhâlara saldun beni
Sen Hz. Yusuf gibisin, (etrafındakiler) sana kıymet veriyor ve ben ise Hz Yakup gibiyim, (senin ayrılığından dolayı) sıkıntılı haldeyim. Hüzün evinin sakini olan gönlümü ve beni, bir başıma tenhalarda yalnız bıraktın.
Bâkî
Eşim şöyle olsun, böyle olsun, ailesi şöyle olsun diye anlatırdım. Benimle dalga geçerlerdi...
"Öyle birini bulursan bize de gönder. Öyle biri yok" diye...
Bekârlık hikâyemin bitişi evli hikâyemin başlangıcında şunu anladım; Herkes kalbinin ekmeğini yiyor...
Kalbin nasıl temiz olursa sana en iyisini veren bir Allah oluyor.
Ben eşimin eşim benim en büyük şansım...
Uzun lafın kısası:Bundan sonra da işimiz Allah'a kaldı🌸