Ali, Ayşe, Kuğu, Ayşe, Ali...
8/10
·504 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:28
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Ankaralılar, sevgili Romalılar... Eserde; Ali ve Ayşe'nin gözlerinden 12 Eylül Darbesine giden sürece tanıklık ediyoruz. Büyük bölümü Ankara'da geçen kitabın başlangıcında, olayların örgüsü karışık ve anlaşılmaz görünse de kitap ilerledikçe hem çocukların hem de yazarın diline alışıyorsunuz. Genel hatlarıyla kitabı beğendim. Ali ve Ayşe'nin hikâyelerinin kuğular ile başlayıp yine kuğular ile bitmesi beni derinden etkiledi. Bu hikâyenin ömür boyu hafızamdan kazınmamasını temenni ediyorum. Kitabın taraflı ve tarafsız tarafına değinecek olursak, siyasi konu içerikli kitapların tarafsız veya karşı siyasi görüşe de yer verilerek yazılması taraftarıyım. Bu eser; sadece bir bakış açısı ile kaleme alınmıştır. İyi okumalar diliyorum.
DevirEce Temelkuran · Can Yayınları · 20162,978 okunma
6/10
·511 syf.··
2026 2. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:13
“Biri pazardan bir hindi almış. Evin bahçesine hindiyi bırakmış. Hindi, bu insanla ilk günü olduğundan bu yabancı varlıktan çok korkmuş ve köşe bucak kaçmış. İnsan ona güzel bir kümes yapmış, taslara yem ve su koymuş. Bir yandan da güleç bir yüzle bir şeyler mırıldanıyormuş. Hindi sindiği köşeden bu yabancı varlığın davranışlarını gözlemliyormuş. Yabancı o ana kadar ona saldırmadıysa da temkini elden bırakmamış. İnsan, işlerini bitirince eve girip gözden kaybolmuş. Ertesi gün, yabancı elinde yem ve su ile bahçeye gelmiş. Hindi o rahat kümesinden fırlayıp yine uzak bir köşeye kaçmış. İnsan yem ve suyu taslara koymuş, hindiye tatlı, iltifat dolu sözler söylüyormuş bu arada, yine güler yüzüyle. Hindide korku, kaygı ve tereddüt biraz azalmaya başlamış. Ertesi gün, insan yine aynı şekilde yem ve su ile gelmiş, hindiye okşayıcı sözler söylemiş. Hindide bu yabancıya karşı yavaş yavaş güven duygusu oluşmaya başlamış. Dördüncü, beşinci gün derken yüzüncü gün olmuş. Hindi, çoktan hükmü koymuş: ‘O şahane varlık, o hasretle bir an önce yanıma gelmesini beklediğim aziz dost, güzel insan nihayet göründü işte. Elinde yine yemim ve suyum var. Artık bende kuşkudan eser kalmadı. Artık yüzde yüz eminim ki insan hindi için bir tehlike arz etmiyor. Yüz günlük gözlemlerim sonucunda elde ettiğim kesin bir bilgi var ki insan hindinin en iyi dostudur.’ Yüz birinci gün gelir. O nadide varlık bahçeye girer, elinde bir bıçak vardır ve hindiyi keser.” Öncelikle “Siyah Kuğu” olayının nereden geldiğine baktığımızda; Avustralya’nın keşfinden önce bütün kuğuların beyaz olduğuna inanılırdı. Ancak Avustralya’da gözlemlenen bir siyah kuğu, binlerce yıldır doğrulanmış olan bu genel kanıyı çürütmeyi başardı. Bu olayı bir metafor olarak kullanan Taleb, geçmiş veya günümüz verilerinden beslenerek bir şeyin
Ekonomi
Siyah KuğuNassim Nicholas Taleb · Varlık Yayınları · 2019388 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2026 7. kitabı
“Zulme uğramış mazlum, intikam için zalim olursa artık masum değildir...” Bütün Kuğular Beyazdır; Gülsen Kılıçaslan kaleminden, Nemesis Kitaptan basımı yapılan, 256 sayfadan ibaret roman. Hayatı beklenmedik bir iş teklifiyle altüst olan Esin, geçmişin gölgeleriyle yüzleşmek zorunda kalırken ailesinin ve sevdiklerinin derin sırlarını keşfeder. Annesi, babası, hatta eski sevgilisi... Herkesin ödeyecek bir bedeli, bir günahı vardır. Hamit ve Ayna’nın arzuladıkları intikamı almak için her şeyi yapmaya hazır olmaları ise korkutucudur. Özel İyi Kalp Hastanesi’nin karanlık sırlarını ortaya çıkaracak olan kasa anahtarının peşine düştüklerinde gerilim dolu bir kovalamaca başlar. Ancak bu karanlıkta, her şeyin siyah ya da beyaz olmadığını fark ederler. "Büyük borçluluklar müteşekkir kılmaz, kindar kılar." Bir göz istiyorum… Arkamdan beni bıçaklayacak herkesi görmek için. “Sana ışık tutanlara sırtını dönersen göreceğin tek şey, kendi karanlığın olur.” (Descartes) Ben gölgelere çekilmek yerine gölgenin kendisi olup onu izledim. “Bütün Kuzgunlar Siyahtır” demek, doğru olur mu? Belki bütün kuğular da beyaz değildir. Tek bir siyah kuğu, bu gerçeği değiştirebilir. Bütün Kuğular Beyazdır, adalet arayışının, intikamın, aşkın ve vicdanın zorlu yolculuğunda okurları soluksuz bırakacak bir roman.
Bütün Kuğular BeyazdırGülsen Kılıçaslan · Nemesis Kitap · 202466 okunma
Görünmeyenin Hükmü
10/10
·511 syf.··
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 23:33
Nassim Nicholas Taleb tarafından kaleme alınan Siyah Kuğu, nadir görülen ancak gerçekleştiğinde dünyayı sarsan olayların istatistiksel ve felsefi analizini sunar. Taleb'e göre bir olayın Siyah Kuğu sayılabilmesi için üç temel kriteri karşılaması gerekir: Olayın geçmiş verilerle öngörülemeyecek bir "aykırı değer" olması, muazzam bir etki yaratması ve gerçekleştikten sonra insan zihninin "anlatı yanılgısı" (narrative fallacy) ile olayı açıklanabilir kılması. Taleb’in teorisinin merkezinde "Mediocristan" (Sıradanistan) ve "Extremistan" (Uçistan) ayrımı yer alır. Mediocristan, insan boyu gibi fiziksel kısıtlamaların olduğu ve Gauss tipi "Çan Eğrisi" dağılımının geçerli olduğu güvenli bir alandır. Buna karşın modern dünya, finansal piyasalar ve bilgi ekonomisi gibi alanları kapsayan Extremistan kurallarına tabidir. Burada tek bir olay (örneğin Bill Gates'in serveti veya bir borsa çöküşü) tüm ortalamayı değiştirebilir; bu yüzden standart istatistiksel modeller bu alanda işlevsiz kalmaktadır. Yazar, akademik dünyayı "Oyunsu Yanılgı" (Ludic Fallacy) içine düşmekle suçlar; yani gerçek hayatın, kuralları belli olan oyunlar veya steril laboratuvar ortamları gibi modellenebileceği sanılmaktadır. Oysa gerçek dünya, "bilinmeyen bilinmeyenler" ile doludur. Taleb, bu belirsizlikle başa çıkmak için "Halter Stratejisi"ni önerir: Varlıkların büyük kısmını (%85-90) tamamen güvenli limanlarda tutarken, küçük bir kısmını (%10-15) yüksek riskli ama sınırsız getiri potansiyeli olan alanlara yönlendirerek olası "pozitif Siyah Kuğular"dan faydalanmak. Sonuç olarak Taleb, tahminlerde bulunmak yerine sistemlerin kırılganlığını azaltmayı ve "Antikırılganlık" (Antifragility) kazanmayı savunur. Karar vericilerin sonuçlardan sorumlu tutulması gerektiğini vurgulayan "Sorumluluk Üstlenme" (Skin in the
Siyah KuğuNassim Nicholas Taleb · Varlık Yayınları · 2019388 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bu kitapta büyük cümleler yok. Ama tam da bu yüzden çok güçlü. Bir hekimin, bir tanığın, bir insanın deprem sonrası tuttuğu notlar; kaybın içinden geçen düşünceler, kuğular kadar zarif ama bir o kadar ağır satırlar…
Kuğulu GünlükleriLevent Sütçigil · Psikonet · 202567 okunma
Siyah Kuğu 3
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 15:14
❝Derler ki kuğular kendini bir kez eşler Eşlerini kaybettiklerinde kalp kırıklığından ölürler.❞ ━━━━━━━ Serinin üçüncü kitabı. Yıllar sonra geldi. Galiba 8 yıl oldu. Kitaba başladığımda fark ettiğim ilk şey şuydu: İlk iki kitaptan geriye neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Hatırladıklarım bir hikâye değil, daha çok bir atmosferdi. Pamir Yelkıran. Hayır, sil. Kalpkıran. Kasım ayı. Siyah. Kahve, salep ve tarçın. Bunların dışında çoğu şeyi hatırlamıyordum. İlk iki kitabı yeniden okumak gibi bir isteğim yoktu. Aksine, düşüncesi bile bunaltıcıydı. O kitapların yarattığı ağır ruh hâline tekrar girmek istemedim. Bu yüzden hatırladıklarımla yetinip devam etmeyi seçtim. İlk bölümden sonra bir şeyler kıpırdamaya başladı. Detaylar, duygular, eski sahneler yavaş yavaş geri geldi. Bu seriyle ilgili değişmeyen tek şey vardı: insanı içine çeken o yoğun buhran hissi. Derken hikâye kendini hatırlattı. Biri ölmüştü. Bir mezunlar partisinde. Evet, klişe. Yıllar sonra gelen bir devam kitabı, mezunlar buluşması ve cinayet. “Başka bir yol yok muydu?” dedim içimden ama yine de okumaya devam ettim. Çünkü mesele olay değildi. Hiçbir zaman olmamıştı. Nisan. Kaan. Buğra. Yaren. Mine. Nil. Pamir. Melih. Nil’e platonik olan Melih’in şu cümlesi hâlâ aklımda:
1000Kitap
Göğü KafesBeyza Aksoy · Epsilon Yayınları · 2025195 okunma
Reklam
Reklam