Ayı veya kurt gibi Kuzey Avrupa'da yaşayan bazı hayvanlar o kadar güçlü sayılırdı ki onların isimlerini anmak bile hayvanların belirmesi için bir davet olarak algılanır ve bunun da insan hayatı için tehlikeli olduğu öngörülürdü. O yüzden ayılar için sık sık "balpati" , " bruin" (kahverengi), "kış uykucusu" ya da "orman elması" gibi böyle dolambaçlı yollardan verilen isimler, lakaplar ya da tarifler kullanılırdı. Bütün bu ünvanlar Kalevala'daki ayılara uygulanmıştır.
Büyünün var olduğu kadim günlerde- büyü henüz gençken Sutse'nin kamışlıklı bataklıklarında bulunan sakin bir nehrin kıyısında dişi bir kuğu büyüttü yavrularını.
...yollar hep "gittikçe derine/ Daha da derinine dalıyor karanlığın/ Üzüntülerin daha da derinlerine/ Kedere ve dehşete ... Çünkü karanlığa ve korkuya gidiyorum/ Aşağıya Tuoni'ye, Nehre"...