Hilâl

Hilâl
Ve bu gurbet Allah hasretinden başka hiçbir şey değil •

Hilâl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
2021 7. kitabı
Ahmet Murat
8.1/10 · 1.051 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·112 syf.··
2021 6. kitabı
Kitapta yoksul ve yoksun bırakılmışlar, yolda kalmışlar ve mustazaflar üzerine samimi yorumlar yer alıyor. Kapitalist ve emperyalist bir sistemin içerisinde ayakta durmaya gayret eden son geminin, müslümanlığın neyi gerektirdiğine işaret ediliyor. Yazar, büyük işler küçük görülen ama samimi işlerle başarılır diyor. İslam devleti kurmak için bir çay ısmarlayı tavsiye ediyor. Önce zihinler temizlensin ki temiz zihin doğruyu kavrayabilsin diyor. Kredi kartıyla camiye girmeyi sorguluyor, kırk evi olan bir adamla ona zor bela kira ödeyen kırk adamın aynı halkada sohbet dinlemesindeki noktaları düşünelim istiyor, modern zamanların tabiatı tabii halinden nasıl kopardığını üzülerek anlatıyor ve lâ diyen ümmetin neye lâ dediğini unutmasına yanıyor. Ve yazarın samimi haykırışları bende sahiden yankı buluyor. Çünkü olanlara veya olması gerekip de olmayanlara yazarla birlikte üzülüyor, birlikte dertleniyorum. Yazarın bu kitabını Allah'ını seven defanstan ayrılmasın kitabından sonra okudum ve iyi ki öyle nasip olmuş diyorum. Yazar Muammer Bilgiç müslümanca bir duruşun gereklerini kendine has üslubuyla dile getiriyor. Bu gerekleri çoğu zaman güncel meseleler vesilesiyle dile getirdiğinden siyasi alan ve oy kullanımına da sıkça vurguda bulunmuş. Kitapta yer alan eleştiri ve nasihatlerindeki samimiliği ve cesaretinden ötürü kendisini takdir ettim fakat gerçekleri görmezden gelmek olmaz. Müslümanca bir duruş iddiasıyla bu iddiadan çeşitli etkenlerle uzaklaşan bir iktidar var; fakat bir benzerini başka şekilde yaşayan diğer bir oluşumu da sırf iktidar olmadı, yazarın deyimiyle emperyal güçlerin desteğini almadı diye aklamak hatalı bir tutum zannımca. İmanımızı, İslamımızı siyaset endeksli yaşamaktan Allah'a sığınırız fakat bu yöndeki samimi gayretlerin memlekette illa ki bir siyasi
Dünya Bir Deplasman Biz de Yetimler GibiyizMuammer Bilgiç · MGV Yayınları · 2019281 okunma
Kim bilir (emin olamayız tabii) belki de insanların yeryüzünde ulaşmaya çalıştığı tek gaye, bu gayeye ulaşma yolundaki daimi çaba, başka bir deyişle hayatın ta kendisidir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Puan vermedi·158 syf.··
2021 5. kitabı
Yazarın da söylediği gibi 'antikahraman'ımız mazlum mahzun ama bazen zalim diyebileceğimiz rolleriyle insan olmanın yahut olamamanın hikayesini yazmış bizlere. Tüm çelişkileri tüm çatışmalarıyla sorguladığı şey: "..şunu bir denemek istiyorum: İnsan kendi kendine karşı tamamıyla samimi olabilir mi?.." (s.43) İnsan içindeki tüm gerçekliğe; iyilik ve kötülüğüne karşı dürüst olabilir mi? Hadi diyelim bunu başardı peki ya sürdürebilir mi, diyelim bunu da başardı dış etkilerin boyunduruğundan matematiksel formülle izah edilmiş insan olma kalıbından korunabilir mi? İnsan sahiden canlı bir hayatın öznesi olabilir mi, kitaplarda ve masallardaki çizgiyi kendi hayatında yaşaması mümkün mü? Sınırlar ve sınırsızlıkları takdir ederken başarıya ulaşması bir hayal mi? İnsan kalıplaşmadan sıcak ve gerçek bir hayatı capcanlı yaşayabilir mi? Tüm bu sorular Dostoyevski'nin yeraltında yankı buluyor. "Hayat kederiyle acısıyla da güzeldir. Yaşamak nasıl olursa olsun arzu edilir." (s.100) diyen yazar gerçek bir yaşamın sırrını arıyor hikayesinde. İçte ve dıştaki tüm kibir, cehalet, kötülük iktidarını doğru kullanabilmenin peşinde kıvranıp duruyor. Hem öz nefsinin hem toplum tabularının ve dayatmalarının güçlüğü içerisinde 'canlı hayat'ı yaşamanın mümkünatını düşünüyor, dert ediniyor. Öğütlerin, yol göstericilerin varlığını kabul etse de insandaki kötülük meylinin var oluşuyla yüzleşilsin istiyor. Kendini inkar etmeden gerçeğin samimiyetle itiraf edilmesini istiyor. Bunu da bazen küstah bazen kibirli ama içinde çoğu kez mahcup ve çaresiz bir karakterle canlandırıyor. Yazarın kendiyle yüzleştiği kitapta hikaye, hepimizin yaşamla bağını az ya da çok kaybettiğini kör topal idare ettiğimizi hatırlatarak son buluyor.(s.138) Ve diyor ki: " İnsan olmak yani gerçek kendi vücuduna sahip, kanlı canlı
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,5bin okunma