Yaşamın Gizli İşaretleri
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
İnsanın başıboş bırakılmadığını çok güzel anlatmış Mecit Ömür Öztürk. Allah herkesle konuşur fakat herkes kendi kapasitesine göre fark eder bu konuşmayı. O her an bizimle, her nerede olursak olalım, elhamdülillah. Hz. Yusuf (as) a hadiselerin ve rüyaların yorumunu öğretmişti Rabbim. İşaretleri merak eden, hayatı anlamak isteyenlere tavsiyedir. Yazarın kalemine sağlık
Yaşamın Gizli İşaretleriMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2019564 okunma
Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Mastar veya isim formunda Kur’an-ı Kerîm’de yetmiş kadar ayette geçen “Kur’an” kelimesinin hangi dilden ve hangi kökten olduğu konusunda âlimler tarafından bir mutabakat sağlanmış değildir. Resulullah’a nazil olan vahyin “Kur’an” kelimesi ile isimlendirilmesi yedinci yüzyıl Arap dili geleneğine pek uygun düşmeyen bir isimlendirmedir, şeklindeki bir düşünceyi İslam âlimleri ve müsteşriklerin kelimeye biçmiş oldukları anlamların çeşitliliği de güçlendirmektedir. Nitekim Arap edebiyatçısı Câhiz(ö.255/869) konuyla ilgili şu ifadelere yer vermektedir:” Allah kendi kitabını hem genelde hem de özelde Arapların kendi kelamlarını adlandırma tarzına aykırı biçimde isimlendirmiştir. Araplar şiirlerinin bütününü ‘dîvan’ diye nitelendirirken, Allah bir bütün olarak vahyi ‘Kur’an’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerin bölümlerini ‘kasîde’ diye nitelendirirken, Allah Kur’an’ın bölümlerini ‘sûre’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerinin daha küçük bölümlerini ‘beyt’ diye nitelendirirken, Allah küçük vahiy birimlerini ‘ayet’ diye isimlendirmiştir. Araplar şiirlerindeki mısra sonlarını ‘kâfiye’ diye nitelendirirken, Allah ayet sonlarındaki kelimeler ve harfleri ‘fâsıla’ diye isimlendirmiştir.” Kur’an kelimesinin ne anlama geldiği ile ilgili ileri sürülen farklı görüşleri kısaca ele alalım. İmam Şafiî bu konuda şunları söyler :”Kur’an kelimesi aslında harf-i tarifli ve hemzesiz ‘el-Kuran’ şeklinde olup kara’e veya başka bir kökten türemiş değildir; bilakis Tevrat, İncil gibi Allah’ın gönderdiği vahyin özel ismidir.” İmam Şafiî’yi istisna tutarsak Kur’an kelimesinin bir kökten türediği konusunda İslam âlimlerinin hemen hepsi mutabıktır. Ebu’l Hasan el-Eşarî(Ö324/936)’ye göre Kur’an “iliştirmek, birleştirmek, birbiriyle bağlantılı hale getirmek” anlamındaki “krn(karn)” kökünden
Kur’an, Vahiy, NüzulMustafa Öztürk · Ankara Okulu Yayınları · 201641 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 56. kitabı
Hz. Yusuf'un hayatını sadece kıssa olarak değil; günümüzün yönetim, ekonomi ve ahlâk anlayışı açısından da değerlendiren güzel bir çalışma. Yazar, kuyu ile saray arasındaki yolculuğun aslında sabır, sadakat ve tevekkül yolculuğu olduğunu akıcı bir üslupla anlatıyor. Özellikle Hz. Yusuf'un maliye bakanlığı vazifesini ele alırken; liyakat, emanete riayet ve kriz yönetimi gibi konuları Kur'ân perspektifinden açıklaması dikkat çekici. Kitap, sadece bilgi vermekle kalmıyor; okuyucuyu kendi hayatını muhasebe etmeye de sevk ediyor. Kuyuya düşse de ümidini kaybetmeyen bir kulun, Allah'ın takdiriyle nasıl zirveye çıkabileceğini hatırlatıyor. Kıssa okumayı sevenlere, Hz. Yusuf'un hayatını çağdaş meselelerle birlikte tefekkür etmek isteyenlere tavsiye edebileceğim faydalı bir eser.
Hz. Yusuf'un Hayatı ve Maliye Bakanlığı MeselesiAhmed Kalkan · Maruf Yayınları · 202310 okunma
Ahirette sizi Kur'an kurtarır.
10/10
·96 syf.··
2026 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:59
Yaklaşık 6 sene önce bana bir abimizden hediye gelen bu kitabı rafımda eskimeye bırakmıştım. Çok önyargılı yaklaşıyordum; İsa/Mesih'in tekrar dünyaya zuhur edeceği inancına sahip değilim. Zaten bu inanç Kur'an'a da aykırıdır. Kitabı kapağından yargılamamak gerekiyormuş, bu inancı savunduğunu düşünüyordum. Bugün rastgele sayfalarını karıştırırken denk geldim. Yanlışları açığa çıkaran, tamamen Kur'an ışığında ilerleyen ve İsa/Mesih inancını çürüten bir kitap. Kitabın diyalog halinde 3 karakterden oluşması (Gelenekçi, Abi ve Kur'an Müslümanı şeklinde) insanların zihninde oluşturduğu tüm sorulara yanıt vermesini sağlamış. Kitaptaki bu karakterlerin karşılıklı argümanları, aslında İslam dünyasındaki farklı zihniyetlerin de birer aynası niteliğinde. Yazarın bu yöntemi seçmesi, kuru bir didaktik anlatımdan ziyade, okuyucuyu bir adalet masasında tarafları dinliyormuş hissiyatına sürüklüyor. Yani okurken kafanıza takılan bir soru bile varsa merak etmeyin; ardından başka bir diyalogta, sorulan sorular geçiştirilmeden tüm şeffaflığıyla ele alınmış ve ona değinilmiş oluyor. Kitapta yalnızca Kur'an'dan değil, İsa/Mesih inancının Hristiyan ve Yahudi kesimlerdeki yerinden de bahsediliyor. Hatta yer yer antik inanışlara kadar detaylı bir inceleme yapılmış. Eser, Mesih beklentisinin sadece İslam dünyasına sonradan giren bir hurafe olmadığını, kökenlerinin Mezopotamya ve eski Mısır mitolojilerine kadar uzanan kılık değiştirmiş bir "kurtarıcı" arayışı olduğunu gözler önüne seriyor. Yahudilik ve Hristiyanlıkta sosyo-politik krizlerin doğurduğu bu teolojik beklentinin, zamanla hadis rivayetleri üzerinden Müslüman zihnine nasıl enjekte edildiğini görmek son derece ufuk açıcı. Kitap boyunca sıklıkla manipüle edilen ayetlerin kelime analizleriyle, öncesi-sonrası ilişkisi gözetilerek
Din
Kur'an Işığında İsa Mesih BeklentisiFehmi İlkay Çeçen · Süleymaniye Vakfı Yayınları · 201815 okunma
8/10
·140 syf.·
2026 3. kitabı
Filmini izlemeyen yoktur herhalde onun için çok detaya girmeden birkaç şey yazayım. İlyas adında bir kamyon şoförünün alkollü iken yaptığı bir sadakatsizlik yüzünden hayatlarının nasıl paramparça olduğunu anlatıyor özetle. Okurken ne olacağını bildiğiniz, bazı sahneleri daha önce gördüğünüz halde kitabın bazı yerlerinde gözleriniz nemlenebiliyor. İlyasın oğlu ile karşılaşması mesela. Çok etkiledi beni okurken. Bir de Asel'in(Asya) sonradan birlikte olduğu eşi Baytemur hayat hikayesini anlatıyor bir yerde. Okurken ister istemez empati kuruyorsunuz ve çok çaresiz hissettiren bir durum var. Dağ başında bir evde karısıyla küçük kızlarıyla otururken askere çağırıp savaşa götürüyorlar. Orada onları bir başlarına bırakıp gitmek zorunda olmak ve geldiğinde hiçbirinin artık olmaması... Böyle şeyleri düşünmek bile korkutuyor beni. Belki de bunun herhangi bir anda dünyada herkesin başına gelebilecek olması korkusu yüzünden böyle hissediyorum. Kahrolsun savaşlar, aileleri parçalayan herşey kahrolsun... Birkaç gereksiz bilgi de vereyim. Filme Asya ismi ile geçiyor ilyasın sevdiceği ama burada orijinal halinde Asel. Asel belki asya anlamına geliyordur onun için bunu kullanmış olabilirler dite düşünebilirsiniz ama öyle değil Asel Kur'an-ı Kerim'de Muhammed Suresi 15. Ayette cennete akan bal ırmağını anlatırken geçen bir kelime. Bizde filmin çekildiği yıllarda çok yaygın kullanılmıyor bu isim. Son olarak kitap çok güzel ama Türkan Şoray ve Kadir İnanır gibi insanlar bu duyguyu kitabından daha güzel geçiriyor. Cengiz Aytmatovun kalemine edilecek söz yok çok iyi yazıyor ama filmi kitabı gölgede bırakacak kadar güzel.
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202113,5bin okunma