mahmut yiğiter, Kürt Tarihi Dergisi Sayı 30'ı inceledi.
 23 May 00:20 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kürt Tarihi Dergisi'ni okumaya kaldığım yerden devam ediyorum. Askerlik dolayısıyla ara vermiştim. Derginin 30. Sayısında Mevlana Xalid "i daha ayrıntılı bir biçimde anlatmış. Nakşibendiligin Kürdistan’da yayılışını ele almış. Mevlana Xalid 'in eserleri hakkında güzel bilgiler vermiş. Dergideki diğer güzel olan kısım da Sosyolog ve Kürdolog Martin Van Bruinessen ile yapılan söyleşiler. Kendisinin tüm kitaplarını ve makalelerini okuyan biri olarak gerek bilgisiyle gerek Kürdistan’da yapmış olduğu araştırmalarından dolayı okunmaya değer biri olarak görüyorum. Sayıyı gerçekten çok beğendim. Benim favori bölümüm ise Şey Xalid Şehrizorî 'nin Kürtçe Eseri; Kitabê Eqîde Nameyê Kurdî kısmıdır. İçerik ve üslup hakkında güzel bir yazı yazılmış.
Size de tavsiye ederim faydalı olur. .iyi okumalar şimdiden. ..

Fırat Mişe, bir alıntı ekledi.
 18 May 18:18 · Kitabı okudu · 8/10 puan

'Kürtçe Şarkı Söyleyeceğim'
 ‘Ben öldüğümde’ diye başlayan cümleleri hepimiz duymuşuzdur, dinler geçeriz, böyle cümleler ancak onu söyleyen öldüğünde bir mana kazanır çünkü.
 
 Geçen akşam Ahmet Kaya’nın o asi yüzü televizyonun ekranında belirdiğinde, ‘Ben öldüğümde,’ diyordu, ‘kimse arkamdan memleketini sevmiyordu demesin, ben bu memleketi Ardahan’dan Edirne’ye kadar severim.’
 
 Ölmüş bir adam konuşuyordu karşımda.
 
 ‘Ben öldüğümde...’ diyordu.
 
 ‘Ben öldüğümde kimse memleketini sevmiyordu demesin.’

 Öldüğü günün akşamında hiç büyümeyen şişman ve öfkeli çocuk yüzüyle karşıma çıkan adamın, şarkılarını dinleyen milyonlarca insana vasiyeti bu acıklı cümleydi: ‘Memleketimi sevmediğimi söylemeyin.’
 
 Bu memleketin şarkılarını söyleyen bir insan niye arkasından, ‘memleketini sevmiyordu’ deneceğinden kuşkulanıyordu ki...
 
 Bir gece mikrofonu alıp, ‘Ben Kürtçe şarkı söyleyeceğim,’ demiş, bu masum cümle yüzünden ‘hain’ ilan edilip sürgüne yollanmış, hakaretlere uğramış ve genç yaşında ölmüştü.
 
 Onu ölüme götüren yolun ilk taşı o cümleyle konmuştu: ‘Kürtçe şarkı söyleyeceğim.’
..........
......
demişti.
 
 Bunu söyledi diye onu sürgünlere yolladık.
 
 ‘Yağmurlarını bile tanımadığı’ şehirlerin sokaklarında yapayalnız dolaşmaya mahkûm ettik.
 
 Tanıdığı bir yüzle karşılaşmadığı, bildik bir kokuyu duymadığı yabancı sokaklarda dolaştı.

( https://youtu.be/N__q5w3gz_E )

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altanve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan
Siyabend, bir alıntı ekledi.
18 May 14:21 · Kitabı okudu

— Gideceğimiz köyün adı ne? dedi Yelda.
— Civeleksu, dedi Zerrin.
— Ne garip bir isim bu...
— Bütün köylerin isimleri böyle burada, hepsinin Kürtçe adını değiştirip böyle garip isimler verdiler.

En Uzun Gece, Ahmet Altan (Sayfa 38 - Alkım)En Uzun Gece, Ahmet Altan (Sayfa 38 - Alkım)
mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
18 May 01:23 · Kitabı okuyor

Kürdistan gazetesi, 22 Nisan 1898 tarihinde Mısır'da yayınlanmaya başlayan ilk Kürtçe gazetedir. Kurucusu ise, Botanlı Midhat Bedirxan Bey'in oğlu Mikdad Midhat Bedirxan'dır

Mem û Zîn/ Ehmedê Xanî Latince'ye Çeviri, Mehmet Emin Bozarslan (Sayfa 79 - Deng yayınları)Mem û Zîn/ Ehmedê Xanî Latince'ye Çeviri, Mehmet Emin Bozarslan (Sayfa 79 - Deng yayınları)

Civa
Kürtçe jiyin yaşamak, bi- dilek kipi öneki, bijî de “yaşasın” oluyormuş. Bijî serok dedikleri “yaşasın Başbuğ” – sözde sosyolog olanı değil tabii, öbürü. Jiyan yaşam, bazen kişi adı olarak görülüyor.

Biz bu fiili başka yerden de tanıyoruz aslında, tahmin bile etmezsiniz. Adım adım gidelim bakın.

Sanskrit adı verilen eski Hintçe yazı dilinde jîvati yaşamak, jîvá canlı, jîvaka “canlı gümüş” adı verilen sıvı metalin adı, bildiğimiz civa. Jîvatha da can yahut nefes veya ruh.

Neredeyse Sanskrit kadar eski ve onunla akraba olan bir başka dil Avesta, tahminen MÖ bin yıllarında Doğu İran taraflarında konuşulmuş, Zerdüşt dininin en eski kutsal metinleri bu dilde telif edilmiş. Avesta dilinde jyâiti yaşamak, geniş zaman hali jvaiti (“yaşar”), jva canlı. Avesta’dan ayrı bir dil olan eski Pers dilinde ise uzun i ile jîva canlı.

Eski Farsçadaki /j/ sesi Orta ve Modern Farsçada bazı koşullarda /j/ veya /c/ olur, bazı koşullarda /z/ halini alır. Bunun kuralını söyle deseniz şimdi ezbere söyleyemem, ama düzinelerle örneği olduğunu biliyorum. Sonuçta Farsça cân yaşam demek, Eski Farsça *jwân veya *jyân biçiminin devamı. Buna karşılık yaşamak eylemi zîstan, bunun geçmiş zaman hali zind, bundan türeyen sıfat da zinde yani “canlı”. Termometreye konan nesnenin Farsçası jîva veya cîva yazılıyor. Eski Farsça jîvak sözcüğünün normal ses evrimi uyarınca *zîba veya *zîbak olması gerekirdi. Modern Farsçada bu kelimeler yok, neden olmamış bilmem, ama civanın Arapçası aynen zîbak, Farsçadan alınma bir kelime diye yazıyor eski sözlüklerde.

Kürtçeyle akraba bir dil olan Zazacada yaşam jewiyaene imiş, yanlış yazdıysam düzeltin.121 Daha uzaktan akraba dillere girersek daha neler var, bilseniz. Mesela biyolojiden ve biyografiden bildiğiniz Yunanca bíos (yaşam), Viva Zapata’dan tanıdığınız Latince vîvere (yaşamak), vîvus (canlı), vîta (yaşam), quicksilver (civa) ile hemen bağlantısını kuracağınız İngilizce quick (esas anlamı: canlı) hep aynı Hintavrupa kökünden türemiş kelimeler, normal ses evrimine uğrayıp böyle olmuşlar. Ayrıntısına gireriz peki, ama başka zaman.

Sevan Nişanyan

Siyabend, Mem İle Zin'i inceledi.
 16 May 13:37 · Kitabı okudu · 3 günde

Sevgili Mihemedê NOJDAR 'ın yapmış olduğu #28743018 etkinliği münasebetiyle tekrardan elime almış olduğum bu Ehmedê Xanî kitabına kısada olsa bir inceleme yazmak istiyorum. Bu 'acemi incelemesinin' hatalarını mazur görmenizi temenni ediyorum.

Ehmedê Xanî Kürtler ve Kürt aydınlar arasında adından sıkça söz ettiren bir zat-ı muhteremdir. Kendinden sonra gelecek olan birçok Kürt aydınına ve yazarına yol göstermiştir. Kürt diline ve halkına bağlılığını, bu eserini Kürtçe kaleme alarak göstermiştir. Mem û Zîn eserinde Kürtlere ait birçok örf ve ananelerden söz etmesi, bunları hâlâ yaşıyor, devam ettiriyor olmamız bir Kürt olarak beni pek mutlu ediyor. Kürtçe'nin ve Kürt kültürünün bazı dönemlerde üzerinde oyunlar oynanıp yok edilmek istenmesine rağmen hâlâ dipdiri ayakta kalmasını görmek bana bu halkın ve dilinin güzelliğini gösteriyor. Ehmedê Xanî 'ninde de söz ettiği gibi;

Kurmanc-i ne pir di bê kemalin
Emma di yetîm û bê mecalin
Fîlcimle ne cahil û nezanin
Belkî di sefîl û bê xwedanin

..

Hayır... Kürtler o kadar kemalsiz değil,
Fakat öksüz ve mecalsizdir.
Hep birden bilgisiz ve cahil değil,
Sadece sefil ve sahipsizdir.

Mem û Zîn hikayesinin bir diğer şaşırtıcı özelliği ise; nice Kürt köylerinde okunmamasına rağmen bahsediliyor olmasıdır. Sözlü bir şekilde nesilden nesile aktarılarak destansı bir yönü taşımasıdır. Mem û Zîn hikayesi; sevinçten, heyecandan, umuttan, dostluktan söz ettiği gibi derin bir melankoliden de söz eder. Aşığını yakan, kavuran, elden ayaktan düşüren bir aşktan bahseder. Yiğitlikten, kahramanlıktan söz eder. Zamanının devlet anlayışı, halkının kültüründen söz eder. Bunların yanında Tacdin ve Siti'den bahseder. Sevdasını murada erdiren iki güzelden/delikanlıdan bahseder. Yiğit Tacdin'nin dostu Mem'i ölümden kurtarmak için dünyayı ayağının altına aldığından, dünyayı tanımadığından bahseder.

Kısacası Mem û Zîn; hayatın kendisinden bahseder. Bize de bu kavgayı anlayıp, hakkıyla mücadelesini vermek düşer.

İncelemeye son vermeden önce çok kıymetli Kürt sanatçı Nusret İmir'in bu hikayeyi tamda esere uygun bir biçimde albümleştirdiğini söylememde de fayda vardır. bknz:

https://www.youtube.com/watch?v=y2qveaA3iX0
https://www.youtube.com/watch?v=Z4XCaNBNAxs
https://www.youtube.com/watch?v=kZUXkuODLrs

mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
15 May 22:37 · Kitabı okuyor

O hem Kürd'ün ve Kürdistan’ın özgürlük davasının bayrağını, hem de Kürd dilinin bayrağını yükseltti ve halkına Kürtçe seslendi.

Mem û Zîn/ Ehmedê Xanî Latince'ye Çeviri, Mehmet Emin Bozarslan (Sayfa 20 - Deng yayınları)Mem û Zîn/ Ehmedê Xanî Latince'ye Çeviri, Mehmet Emin Bozarslan (Sayfa 20 - Deng yayınları)
Mihemedê NOJDAR, Mem u Zin (Arapça)'ı inceledi.
15 May 19:08 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Ben kimim, ben neydim? Nereden geliyor, nereye gidiyordum? Gençlik yıllarının kimlik arayışının temel soruları.

Hiç kolay değildir bir Kürt genci için. Okulda "Ne mutlu Türküm diyene" evde o yürekler yakan Şivan Perwer'in sesi. Okulda "Türkiye'de Herkes Türktür" evde gönüllere sen Kürtoğlu Kürt'sün diye yaraları açan o melodiler..
Yürek parça parça Yaralı zihin yalanlarla zehirlenendirilmiş işkence çekiyor. İşte böyle sancılıdır bir Kürt gencinin kimlik bunalımı..

Ya aslını İnkar edecek kimliksiz karaktersiz olacaksın, ya da... Ya da Kürdüm deyip ötekileştirilmiş olacaksın. İşte böyle çetrefillidir bir Kürt gencinin kimlik seçimi..

Amin maalouf der ya "Ölümcül Kimlikler" işte Kürt kimliği tam da böyle ölümcül bir kimliktir..

Ben böyle bir ölümcül kimliği tercih ederken iki isim çok etkileyici oldu.
1. Şivan Perwer
2. Ehmedê Xanî

Şivan Perwer hem hemşehrim olması hem de çocukluğumda nenemin evinde o yanık sesi ile "Mala bavê min mala mêran e" derken nasıl gönüllere nakşetmişti. Onca asimilasyon, inkar, yalan ve zehire nasıl panzehir olmuştu o ses..

Ya Ehmedê Xanî'ye ne demeli? İsmin yetiyordu be gönlümün azizi! Mem û Zîn adında Kürdçe bir aşk destanı yazmışsın deniyordu ya.

Ya şu beyitlerine ne demeli?

Da xelq nebêjitin ku Ekrad
Bê merifet in, bi esl û bunyad

Enwaê milel xwudankitêb in
Kurmancî tenê di bê hisêb in

Bunu yaptı ki eloğlu demesin "Zaten Kürtler
Köken ve yapı itibari ile kültürsüzdürler

Türlü türlü milletler kitap sahibi olmuşlar
Yalnız Kürtler bu konuda paysız kalmışlar

..........................

Safî şemirand vexwarî durdî
Manendê durrê lîsanê Kurdî

Saf şarabı bir yana bırakarak tortuyu içti
İnci gibi dizmek için Kürt dilini seçti

İşte Ey gönlümün Azizi, bu beyitlerinin ve Mem û Zîn kitabının bahsi, kitabını okumamış olsak dahi öyle bir kuvve-i maneviye veriyordu ki 300 yıl öncesinden zehirlere panzehir dertlere derman oluyordun.

Gençlik yıllarımda ne Kürtçe konuşabiliyor neden anlayabiliyordum. Bu anne ve babamızın ayıbı değil, Allah'ın bir ayeti olan Kürt dilini inkar eden, yok sayan ve onu konuşanları cezalandıran korkutan ve terörist sayan rejimin ayıbı zülmüdür.

Artık bu ölümcül kimliği seçmiştim ve bir kimliği kimlik yapan dildir. Bir devrimi başlatabilmek için önce onu içinde yaşamak lazım derdi, Tolstoy.
Nefsini ıslah edemeyen başkasının nefsini ıslah edemez diyordu, Bediüzzaman.
Rabbime en yakın olduğum secde vakitlerinde seccadem ıslak bir şekilde yalvarıyordum. "Sensin her şeyi bilen ve hikmetle yaratan, beni bir Kürt olarak yarattın ve bana Kürtçe'yi öğret dilimi geliştir diye dua ediyordum.

Lise 3'te öğrenmeye başlamıştım. Allah'ın izni ile 2 yılda makale yazı ve kitapları okuyacak seviyeye gelmiştim.
Hakkınızı helal edin biliyorum biraz uzunca oldu, kalem gönlümün lisanına yetişemiyor ki durdursun.

Sonra kimliğimi kimlik yapan O mübarek zatın kitabını okumaya sıra gelmişti. Kürtçem kifayet etmiyordu. Kadrî Yıldırım ın çevirisi ile Kürtçem daha iyi gelişti ve divan şiirinin betimleme ve özelliklerini kavramıştım.

Ve o zaman anlamıştım, Ehmedê Xanî hazretlerini ne kadar da az tanıyormuşuz. Mem û Zîn i okuyunca kendime gönül rahatlığı ile Kürd'üm diyebildim. Ve bu kitabı okumayan bir Kürdün kendisine Kürdüm demesin diyorum. Bunlar size faşizanlık gibi gelebilir ama Ehmedê Xanî hazretleri gibi evliya bir zat kendi milletinin ve Allah ın ayeti olan dili için neler yapmış ne kadar emek harcamış. Ve Kürtlere en temel ve halen geçerliliğini koruyan nasihatlerde bulunuyor. Sosyolojik tespitlerde bulunuyor. Bu yüzden Kürd'ü Kürd yapan bir eserdir. Ve muazzam bir edebi inceliğe sahiptir. Allah ve Resulüne olan övgü ne senaları o kadar latif ki dilime pelesenk oluyor.

Şükürlerin en güzeli dilleri ve güzelliği yaratan Allah'a dır.


Etkinlik vesilesi ile okuduğum kitaba gelince, 1000K da Arapça olarak eklemişler. Kitap Arapça değil, İslam harfleri ile yazılmış. Neden İslam harfleri diyorum. Çünkü Araplar İslam'dan önce yazıyı çok bilmezlerdi. Peygamber sav harflerin üzerine nokta koyarak harf sayısını 15-16 dan 28-29 a çıkarıyor. Ve bütün Müslüman milletler dillerini bu alfabeye göre şekillendiriyor. O yüzden bu harfler bir milletin değil İslam'ın harfleridir. Başöğretmeni Hz. Muhamed sav dir. Îslam harfleri ile Kürtçe okumak Kürtçe'nin ses ahengine o kadar güzel yakışıyordu ki okurken muazzam lezzet alıyorum.

Kitabın hikaye içeriğine girmeyeceğim. Çünkü etkinliğe katılan değerli dostlar o güzel incelemeleri ile bende bir mecal bırakmadı. Dostların o güzel incelemelerine havale ediyorum.

Son Bir Tavsiye
1994 yapımı Musa Anter in emekleri ile çekilmiş Mem û Zîn filmi ve Mazlûm Çimen in harika kavalından film müzikleri.

https://m.youtube.com/watch?v=RwlaxbsXuNc

5 yıl önce izlemeye çalıştım. Ancak yarım saat izleyebildim. Gözlerim ıslak gönlüm çıplak soğukta titrer gibi kalmıştım ayazda. Devam edemedim o kadar etkilenmiştim. İnşallah bir gün sonuna kadar izleyebilirim.

Roquentin, Mem û Zîn'i inceledi.
 15 May 00:47 · Kitabı okudu · 27 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kürtçe yazılmış bir klasiktir, okuyalım dedilerdi, dünyanın dört bir yöresinin şiiri destanı okunur da kendi toprağımızın şiiri-destanı-efsanesi okunmaz mı, okunur tabi :)

Pdf ole okuduğum için her bir yerini renkli renkli işleyemedigim için çok üzgünüm. Bir çeviri dili bu kadar güzel bu kadar etkiliyken orjinali nasıl uçuyordur çok merak ettim, anlatımı o kadar etkileyici ki hiç dua ederken bu kadar şairane olunabileceğini düşünmemiştim:)

Sağolsun Ehmede Xanî sayesinde bol bol dua ettim:)öte tarafta kurtarır mı bilemem:)

Kötülük bu kadar hakimken aşkın kazandığı nerde görülmüş, değil mi? Anlatmaya gerek yok konuyu.

E bunları yazarken filminden bir ezgiyi de paylaşmadan edemeyeceğim:)
https://youtu.be/UfYn7Ns0Fn8