Duvarların Ardındaki Çıplak Gerçek.
10/10
·192 syf.·
Beğendi
·
2025 58. kitabı
Kitabı ilk elime aldığımda, "Bu kitabın adı ne alaka?" diye sormuştum kendi kendime. Ancak sayfaları çevirip o duvarların arkasına adım attıkça, içim ezile ezile anladım ki; evet, bu anlatıya verilebilecek en doğru, en çarpıcı başlık kesinlikle "Kutsal WC" olmalıydı. Bu kitap benim için sadece bir edebi eser değil; içinde koca bir geçmişi, unutturulmak istenen gerçekleri ve insanlığın en ağır sınavlarını barındıran sarsıcı bir hafıza odası. Eser, geçmişte Diyarbakır zindanlarında yaşanan siyasi tutsakların gördüğü işkenceleri en çıplak, en gerçekçi haliyle gözler önüne seriyor. Kitabı okurken insanlığın, vicdanın ve aklın sınırlarının nasıl zorlandığına şahit oluyorsunuz. Türk olmayan insanlara şiddetle, işkenceyle "Sen Türksün, bunu kabul edeceksin" diye diretmek hangi akla, hangi vicdana sığar? Kitap, o dönemki iğrenç ve hastalıklı zihniyetin anatomisini çıkarıyor. Ne acıdır ki, bu ayrımcı zihniyetin kırıntıları dünyanın farklı yerlerinde hala varlığını koruyor. Sırf Kürtçe dışında dil bilmeyen, evladının veya eşinin görüşüne giden anaların, iki kelime Türkçe konuşamadı diye görevliler tarafından darp edilmesi, yerde sürüklenerek dışarı atılması... Bu sahne zihnime kazındı. Hangi vicdan, hangi adalet bu zulmü temizleyebilir? O lanet zindanlarda sessiz sedasız onca şehit verildi. Zulmü yapanlar sandılar ki her şey kapalı kapılar ardında kalacak, yanlarına kâr kalacak ve kimse bilmeyecek. Tahliyesi gelen tutsakları saniyesi saniyesine engellemeye çalışan, "Acaba dışarı çıkınca içerideki vahşeti anlatırlar mı?" diye ödleri kopan bir yönetim mekanizması... O dönemin cezaevi yönetiminin ve o baskıcı zihniyetin barbarlıkları bugün artık herkesin bildiği, saklanamaz bir gerçek. Ancak kitabın bize gösterdiği en önemli şey şu: Her zaman olduğu gibi, direnenlerin zaferi bu
Kutsal WCKamber Akbalık · El Yayınları · 201325 okunma
6/10
·96 syf.··
2026 129. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:53
Bir başka sorun daha var, o da Kürt hakları sorunu. Ne yazık ki, bu aynı zamanda Müslümanların en büyük iç sorunlarından biri. Her halükarda, Kürtler haklarına kavuşmalı, Müslümanlar bunu talep etmeli. Müslümanlar bu onuru başkasına bırakmamalı. Kitabın dili Kürtçe. İstifadeniz bol olsun.
1000Kitap
Awêneİslameddin Demirkaya · Nida Yayıncılık · 20132 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitabın dili Kürtçe.
10/10
·96 syf.··
2026 128. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:28
Bir gece, Rus bir anne Kürt bir kadının kapısını çalar... Çocuğunu kadının evine bırakır ve ertesi sabah gizlice kaçarak ülkesi için cepheye gider... Kürt kadın, çocuğu Kürt olarak büyütür... Yıllar sonra kadın geri döner...İstifadeniz bol olsun.
1000Kitap
Dê û DêmarîEgide Xudo · Nubihar Yayınları · 201648 okunma
Êşbêjî
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:42
Pirtûkeke kurt, şêst rûpelî, çawa dikare hemû êş, elem û kovaniya miletekî raxîne ber çavan? Ya ku edebiyatê watedar û bihêz dike ev e gelo? Nizanim. Yekane tişta dizanim ew e ku gotin sotin e. Welhasil. Segwer (Reyîn), romana Mihemed Mukrî, di sala 2015an da ji weşanxaneya Avestayê derçûye. Pirtûk bi zaravayê Soranî hatiye nivîsandin, Besam Mistefa ew ji bo kurmancîyê wergerandiye. Nivîskarê berhemê, Mihemed Mukrî ji Kerkûkê ye û wextekî pêşmergetî kiriye. Ev berhema wî jî meriv dikare bibêje xwe dispêre jiyana wî ya şoreşgerîyê û belkî jiyana hemû şoreşgeran.. Mihemed Mukrî di heman demê da dostê Mueyed Teyib e û vê berhema xwe pêşkêşî cenabê wî kiriye. Segwer (Reyîn), me dibe nav atmosfereke tarî, nava çar dîwarên zindanê, nava hucreyeke bi qasî quncikekî, li cem şervanekî dîlgirtî, di destên wî da zincîr, hikmê daliqandina wî hatiye danîn, li benda dawîya xwe ye. Demeke dirêj e min pirtûkeke hewqas bi tesîr negirtiye, nexwendiye. Pirr êşiyam. Heyfa canên çûyî. Mehkûmek, reyînek, wê were daliqandin, di wê kêliyê da her carê diçe rojên berê, rojên serî çiyê, rojên li cem hevalan, rojên bi malbatê ra... Şahidiya wan kêliyan ewqas zehmet be gelo jiyîna wê ra çi wêrekî divê? Nivîskarê gewre ew e ku hest û giyanê mirov serobino biket.. Vê pirtûka kurt û kûr rasterast berhema Victor Hugo Bir İdam Mahkûmunun Son Günü anî bîra min. Ew teswîra mekanê, vegotina kêliyan, tevger û fikirînên mehkûmî û biryara îdamê ku ji bo herdu karakteran hatiye dayîn. Ji gelek aliyan va dişibin hevdu. Lê berhema M. Mukrî serkeftîtir bû bi min, axir êşa meriv li ku der bibe, meriv xwe dispêre wir. Di pirtûkê da tişta ku meriv diêşand yek jî têgeha dayikê bû. Dayika wî mehkûmî, dayika hevalên wî, hevdîtinên di zindanan da, girîn û qêrînên wan.. Dayik şahidên
SegwerMihemed Mukrî · Avesta Yayınları · 20156 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 03:32
Sen(Tu) Mehmet Uzun'un otobiyografik bir eseridir. 12 Mart deneminde Siverek'te tutuklanması ve Diyarbakır Cezaevi’ndeki günlerini anlatır. Tutuklanan herkes gibi o da feci işkencelere maruz kalır. Kitabın orijinal dili Kürtçe'dir, bizim okuduğumuz çeviridir.
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20194,768 okunma
10/10
·280 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:27
Öncelikle çevirmen Muhsin Kızılkaya'nın eline emeğine sağlık. Her ne kadar Kürtçe dilinin zenginliğini bilsek de özellikle Mehmed Uzun'un dili, betimlemeleri kitabı bir solukta okumaya değer kılıyor. Çeviri kitap olduğunu önsözden bildiğim için orjinalini mi okusam dedim lakin kürtçemin yeterli gelmeyeceğinin de bir o kadar farkındayım maalesef. Dilimize hakim olanlar kesinlikle orjinalini okumalı. Nasip olursa okuyacağım bende. Roman Memduh Selim Bey'in hayatını, aşkını ve vatan sevgisini ele almış. Çerkez kadına olan aşkı, onsuz geçen yıllarını, Agiri yıllarını, İhsan Nuri Paşa ile olan anılarına da yer yer verilmiş. Memduh Selim Bey'in bıraktığı ufak notla bitirmek istiyorum. "Kürtler dünya yüzünde Niçin her şeyden mahrum? Her şeye niçin oldular mahkum?"
Kurdî
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma