kütüphaneci 571

kütüphaneci 571
@kutuphaneci_05
"Nasibûke yusibûke velev künte fi tahte’l cebel" En güzele emanetsiniz....
7 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Emr-i bülendsin ey Ezân-ı Muhammedî Kâfî değil sadâna cihân-ı Muhammedî Sultan Selîm'i Evvel'i râmetmeyüp ecel Fethetmeliydi âlemi şân-ı Muhammedî Gök¸ nûra garkolur¸ nice yüzbin minâreden Şehbâl açınca rûh-ı revân-ı Muhammedî Ervâh cümleten görür Allahü Ekber'i Akseyleyince arşa lisân-ı Muhammedî Üsküp'de kabr-i mâdere olsun bu nev-gazel Bir tuhfe-i bedî' ü beyân-ı Muhammedî ( Ne yüce bir emirsin ey ezân-ı Muhammedî, Sesin için kafi değil Müslüman ülkeler (Muhammedî dünya). Sultan birinci Selim’e ecel boyun eğdirmeseydi de, Fethetseydi keşke bütün dünyayı Hazret-i Muhammed’in (aleyhisselam) şânı. Muhammedî ruh kanadını en uzun tüylerine kadar açınca, Gökyüzü ışıklarla dolar yüzbinlerce minareden. Yankılanınca gökyüzüne o Muhammedî lisan, Bütün ruhlar Allahü Ekber’i görebilirler o zaman Üsküpteki annemin kabrine Muhammedî bir ifade Ve eşsiz bir hediye olsun bu yeni gazel…) Yahya Kemal Beyatlı
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
gelsen de bir gelmesen de
Artık olan oldu bize Gelsen de bir gelmesen de Gelemeyiz biz yüz yüze Gelsen de bir gelmesen de Hep kendini çektin naza Yok bahara yahut yaza Bıktım gayrı yaza yaza Gelsen de bir gelmesen de Bir candır bu bir andır bu Giden gelmez bir handır bu Dağ taş değil insandır bu Gelsen de bir gelmesen de Göreceğim bir boş kafes Ceset kalmış çıkmış nefes Nerde o can nerde o ses Gelsen de bir gelmesen de Osman Yüksel Serdengeçti
Şiir
Geleneğin bir dersidir,insanlar gençlikte şehvetin,yaşlılıkta ise şöhretin esiri olurmuş...
Hüseyin Nihal ATSIZ-Geri Gelmeyen Mektup
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin... ... Hüseyin Nihâl Atsız
Şiir
Yahya Efendi
Aşk gücünü kaldıracak bir yürek mi yok bu şehirde, yoksa aşık olunacak bir güzel mi yok; aşk meclisinde sarhoş olmuş divaneler göremiyorum. Aşk şarabı mı yok yoksa kadeh mi yok ? Neden gönül goncaları açılıp da sevgililerin gönülleri neşelendirilmiyor; aşk bahçesinde gül mü yok, yoksa o gönüllerden etkilenen bülbüller-aşıklar mı yok ? Papağanlar gibi güzel sözler söyleyen bir gönül görmüyoruz; bilmiyorum acaba söyleyen aşık mı yok söyleten maşuk mu yok ? O aşk ki, simsiyah taşı bile gökten kıpkırmızı kan ağlayan gözyaşları sayesinde yakut gibi değerli kılarken, neler oluyor bu kalpler taştan daha mı sert ? Niçin şiir erbabları bu bakir kalmış manaları anlatmaktan yoksun, yoksa Yahya gibi bir üstad yok mu ?
Şiir