“Bazı yolculuklar bir yere varmak için değil, kendini bulmak içindir.”
Bazı kitaplar olaylarıyla değil, insanın iç dünyasında bıraktığı hisle akılda kalır. 9 Numaralı Otobüsle Cennet’e de tam olarak böyle bir kitap. Leo Buscaglia bu eserinde sadece sevgiyi anlatmıyor; insanın kendini, ilişkilerini ve hayata bakışını yeniden sorgulamasına da kapı aralıyor.
Sayfalar ilerledikçe şunu fark ediyorsunuz: Hayatın içinde çoğu zaman çok önemli şeylerin peşinden koşarken aslında en temel duyguyu, sevgiyi, görmeyi unutabiliyoruz. Kitap didaktik bir dille öğüt vermekten çok, insanın içine dokunan bir sohbet gibi ilerliyor. Sanki biri karşınıza oturmuş ve “Bir an dur, gerçekten ne hissediyorsun?” diye soruyor.
Bu kitap bana, sevgiyi yalnızca bir duygu değil, aynı zamanda bir seçim olarak da düşündürdü. Bazen bir insanı anlamak, bazen affetmek, bazen de kendine şefkat göstermek…
Altını çizilecek çok cümlesi olan, sakin bir kahve eşliğinde okunabilecek ve bittikten sonra bir süre zihninizde kalmaya devam eden bir eser.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bireyin tüm hayatı,kendi kendini doğurma sürecidir….
Zamanımızı ya yittiği yere kadar kullanırız,yada elimizdeki zamanı kullanarak,insanlığımızın damgasını taşıyan potansiyelimizi doğururuz.
İnsan kendini başkalarının arasında görme yetenek ve isteğine sahip olmadıkça, onların kendisine nasıl davranmasını istiyorsa kendisini de onlara öyle davranmadıkça olgunlaşmış sayılmaz.