• 1934'te Türkiye'ye ziyarete gelen İran Şahı'nı İzmir'e götürdü, İzmir Milli Kütüphanesi'ni gezdirdi. Dünya tarihinde misafir devlet başkanını kütüphaneye gezmeye götüren ilk ve tek devlet başkanıydı!
    Yılmaz Özdil
    Sayfa 285 - Kırmızıkedi
  • “Eğer zamanda geriye gidebilseydik, ilk geleceğim yer burası olurdu” diyor Carl Sagan, İskenderiye Kütüphanesi için. Zamanı geriye alıp bu yıkıma engel olma şansımız olsaydı keşke.
  • 1k aracılığı ile kitap alıntılarını farklı okuyucuların dikkatini çeken kısımları ve tabiri yerinde ise her okuyucunun o kitaptan aldığı lezzeti duyumsamaya başlayalı çok da olmamışken düzenlenen etkinlikler de dikkatimi çekti. Kitap okuma buluşmaları ve kitap gönderim faaliyetleri de bunlardan bazılarıydı. Ben de burada bu etkinliklere bir yenisini katmak istiyorum.

    Erzurumda görev yapan bir öğretmen olarak çocuklara kitap okuma zevkini aşılamayı mesleğe ilk başladığım gün amaç edinmiştim. Bu gün bu amacı gerçekleştirmek üzere 1000k ailemizden yardım talep etmekteyim. Okulumuzun mevcut olan kütüphanesi çocuklarımız için ne yazık ki yetersiz. Öncelikle kütüphanenin canlandırılması noktasında atacağımız adımlar çok önemli olacaktır. Kitap göndermek isteyenler ya da elden teslim etmek isteyenler ulaşırlarsa cok sevinirim.
  • Çankaya Köşkü'ndeki çalışma odasında L şeklinde kütüphanesi vardı.
    İstanbul'dan Ankara'ya her dönüşünde kitap taşırdı.
    Bavullara sığmazdı.
    Yılmaz Özdil
    Sayfa 291 - Kırmızı Kedi
  • 1985-1990 arasında Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW) uygulanmasını talep eden dilekçe kampanyası, Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü, Kâriye Şenliği, Mor İğne Kampanyası ve Medeni Kanun reform çalışmalarında aktif rol oynayan, 1986’da İnsan Hakları Derneği’nin, 1989’da İstanbul Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın, 1990’da Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın, 1993’te Türkiye Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin, 1997’de Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği’nin (KA-DER) ve Winpeace – Türk ve Yunan Kadınları Barış Girişimi’nin kurucuları arasında yer alan, Türkiye'de kadın çalışmalarında çıtayı Nirvana'ya çıkarmış, anısına toplumsal cinsiyet odaklı araştırmaları desteklemeyi ve teşvik etmeyi amaçlayan araştırma ödülü düzenlenen, feminist hareketin öncülerinden Haziran 2017 'de kaybettiğimiz feminist öncümüz kimdir?

    Bu soruyu bilene; Kendine Ait Bir Oda hediye :) benim değerimi bilmiyorsunuz, alın size soru :))
  • Bu kitap, İskenderiye Kütüphanesi'ni "putperest inancıdır" diyerek, yakıp yokedenlere ithaf edilmiştir...
  • "Kozmos, olmuş veya olan ya da olacak her şeydir. Kozmos ‘düzen içinde bir evren’ anlamında kullanılan Yunanca bir sözcüktür ve bir bakıma ‘karmaşa’ anlamına gelen Kaos’un karşıtıdır."

    Carl Sagan kimdir? Burada uzun uzun anlatmak yerine linki bırakmayı daha uygun görüyorum. Malum ülkemizde wikipedia yasak siteler içinde yer aldığından VPN gibi yolları kullanmayı bilmeyen değerli kitap dostları için başka sitenin linkini bırakıyorum.

    https://onedio.com/...reken-10-sey--316796

    Kozmos. Okuduğum ikinci Carl Sagan kitabı. Yine iliklerime kadar şaşırtan, düşündüren bilgilerle dolu bir kitap oldu benim için. Sindire sindire okumayı tercih edenlerdenim. Verdiği bilgilerin, “düşünün ki” diye başlayan cümleleri üzerine düşünenlerdenim. Milyarlarca ve Milyarlarca kitabına başladıktan sonra şöyle demiştim; “Keşke daha erken tanısaydım Sagan’ı.” Kozmos’u bitirdikten sonra da “keşke” ile başlayan cümlelerim arttı. Bundaki en büyük etken elbette uzaya, dünyaya, geçmişe, yıldızlara dair bilgiler verirken kullandığı dil. Herkes için bilim!

    Kozmos. İncelemeye başlarken de kullandığım alıntıdaki düzeni anlatan bir kitap. Karmaşa gibi görünen birçok olgunun aslında ne muazzam bir düzen içinde milyarlarca yıldır sürüp gittiğini “Herkes için bilim!” parolasıyla anlatan bir başucu kitabı. Benim okuduğum e-kitapta Dr. Turhan BOZKURT’un önsözde şu cümlesi ne güzel özetliyor aslında: “Yerküremize uzaydan baktığımızda ulusal sınır diye bir şey göremiyoruz.” 13 bölümden oluşuyor başucu kitabımız. Kaynak olarak Eski Kitaplar göstererek şu cümlelerle başlıyor Kozmik Okyanusun Kıyıları başlıklı ilk bölüm.

    "Yeryüzünün enginliğini zihnin kavrayabildi mi?
    Işığın evrendeki adresini biliyor musun?
    Peki, ya karanlığınkini..?"

    Belgesel olarak yayınladığı dönemde bir karahindiba olarak Dünya’dan başlayan yolculuk Güneş Sistemi, galaksiler, yakın ve uzak galaksiler, gözlemlenebilen evren içindeki yolculuktan sonra tekrar evimize dönüyor ve şöyle ifade ediyor Sagan:

    “Sonunda, Kozmos’u keşif serüvenimizin son durağındaki küçücük, «Dikkat kırılacak eşya» denecek çelimsizlikte, mavi beyaz renkli dünyamıza dönüyoruz.”

    Yuvamızdaki yolculuğumuz ise geçmişe doğru devam ederek İskenderiye şehrine doğru sürüyor. İskenderiye ve dönemin hatta dünya tarihinin en büyük kütüphanesi hakkında bilgiler veriyor. Bu bilgileri okurken insanın kitabı okumadan önceki haliyle aynı düşüncelere sahip olması düşünülemez.

    Diğer 12 bölümü tek tek burada anlatmak bu incelemeyi okuyan sevgili kitap dostunu sıkacaktır. Bize ne içindeki bölümlerden diyenler de olabileceğini göze alarak daha fazla ayrıntıya girmek yerine Kozmos neden okunmalı? Sorusuna kendimce cevaplar vermeye çalışacağım.

    1) Yer Küremiz Adına Kim Söz Hakkına Sahip başlıklı son bölüme varmak için okunabilir. Çünkü Carl Sagan bu bölümde öyle güzel noktalara değiniyor ki bu bölümde geçen şu alıntı bile sanırım dikkat çekmek için yeterli olacaktır.

    #37216904

    2) Güneş Sistemi, Dünya ve Ay, yuvamızın yörüngesi, evrenin merkezi, kara delikler gibi konuları merak ediyorsan, bu başlıkların tarihi sürecini de öğrenmek güzel olurdu diyorsan, hatta keşke bir önceki bilim insanının teorisiyle kıyaslamalı da anlatan bir kitap olsa diyorsan Kozmos’u okumalısın.

    3) Burçlara inanıyorsan ya da inanmıyorsan Kozmos’a göz atmalısın (3. Bölüm)

    4) Öklid, Pisagor, Erastostenes, Kristof Kolomb, Batlamyus, Einstein, Apollo astronotları, Hipokrat ve daha birçok filozof, bilim insanı hakkında olabilecek en sade dille bilgiler öğrenmek istiyorsan Kozmos’u okumalısın.

    5) Fizik kanunları ışık hızını geçmemize neden izin vermez, kara delikler nasıl oluşur, neden sadece Marslı tabirini kullanırız (Plutonlu, Venüslü, Merkürlü değil de), milyonlarca km uzaklıktaki uay araçlarımızdan veriler bize nasıl gelir ve biz onlarla nasıl iletişim kuruyoruz ve buna benzer onlarca sorunun cevabını öğrenmek için Kozmos’u okumalısın.

    6) Voyager 1-2 uzay araçlarımız hakkında bilgiler için okumalısın. Bunu özellikle ayrı bir madde olarak yazdım çünkü Voyager 2 aracı ben incelemeyi yazdığım 10.12.2018 tarihinde güneş sisteminden çıkmış bulunuyor. Voyager’in kelime anlamı “yolcu”. Yolculuğuna 40 yılı aşkın süredir devam eden bu dostumuz artık güneş sisteminde değil. Bizden milyarlarca km uzakta bir başına soğuk ve karanlık uzayda yüksek bir hızla yolculuğuna devam ediyor.

    https://voyager.jpl.nasa.gov/.../#where_are_they_now

    Bu linkten anlık olarak bu iki dostumuzun yolculuğuna dair bilgi edinebilirsiniz.

    Neden okunmalı sorusuna verilecek birçok cevap var. Eğer ki bir kişi de olsa bu incelemeyi okuduktan sonra Kozmos’u okuduysa ne mutlu bana. Belki geri gelip buraya birkaç madde de o ekler.

    Toparlamak gerekirse, Carl Sagan kendisini bilime adamış bir insan. Okuduğum iki kitabı da daha sade olamazdı. Elbette yer yer anlaşılmakta zorlanılan bölümler oluyor. Ki koskocaman evrenden bahsederken bunun olması normal değil mi? Fakat bu genel olarak anlamaya engel değil. Evet burada çevirinin etkisini unutmamak gerek. İçerdiği bilgilerin birçoğu hepimizin “acaba” diyerek başladığımız soruların cevabı. Kitaptan önce belgesel olarak yayınlanan Kozmos’un bölümleri altyazılı olarak şurada mevcut;

    https://www.youtube.com/...PFRPkw7PLJYMY3moibUG

    Kitapla ve sevgiyle kalın.

    NOT: Her ne kadar mis gibi yeni kitap kokusuyla okumak istesem de maalesef Kozmos’u da epub formatında okudum ve yine benim gibi bir an önce okumak isteyen veya kitaba ulaşamayan olur diye e-kitap linki de şurada;

    https://yadi.sk/i/jmPhtFTo3LiLA8