Ağlayıştan sonra gelen rahatlayış. Midedeki körükler de söner artık. Erimiş bal gibi duru bir tatlılık yerleşir göğüse. Yalnızca damakta acı bir tat vardır hâlâ. Açıklanamayan neden açıklanmaz bir biçimde kaybolmuştur.
Anımsarken karşılaştığımız yeteneksizliğin kendisi de bir anıdır belki. Deneyimlerden adsızlığı da yaşar insan: tanıyabildiği belli temel özellikler vardır o zaman: sıcak, soğuk, acı, tatlı. Birkaç tane de insan. Ad ya da eylem yoktur henüz. İlk söylenen adıl bile daha söylenemeden git gide büyüyen bir suç haline gelir, bu yüzden o döneme ait anı oluşmaz.
Bir resim ne zaman biter? Sonunda gerçekten var olan bir şeyin karşılığı olduğu zaman değil -bir ayakkabıya bir çift oluşturacak kadar benzediğinde değil- ressamın olması gerektiği gibi hissedip hesapladığı, resme bakma sürecinin öngörülmüş ideal ânına ulaşıldığı zaman biter resim.