Insanı geride tutan korkudur; el üstünde tuttukları inançlarının yanılgı olacağı korkusu, içinde yaşadıkları geleneklerin zararlı olduğunu görme korkusu, kendilerinin varsaydıkların daha az saygın olduklarını anlama korkusu.
Öncelikle okuduğum en ilginç kitaplardan biri diyebilirim. Başlarda kadınlarla ilgili düşüncelerini fazla ağır bulsam da, bir noktada kendisine katıldığımı söylemeden edemeyeceğim. Onun dışında, herkesin bildiği üzere birçok tanım mevcut "aşk" ın ne olduğunu anlamak için. Schopenhauer ise bunun için belki de daha önce hiç duymadığınız bir tanım bahşediyor.
Insanın birine aşık olması için uzunca bir zamanın geçmesi, derin derin düşünüp bir seçim yapması gerekli değildir, her iki tarafta da daha ilk bakışta belli bir yakınlık ve uyuşmanın hissedilmesi ya da günlük hayatta kanın kaynaması denilen ve genellikle yıldızların özel bir tesirinin yol açtığı şeyin gerçekleşmesi yeterlidir.