noor

Neticede tuhaf olan şey yanlış değildir; yetersizlik bizim kavrayışımızda olsa gerektir.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tekinsiz, insanın varlık ve yoklukla ilgili sorabileceği en temel metafizik soruları dert edinir: Burada hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olmasının sebebi nedir? Burada bir şeyler olması gerekirken hiçbir şeyin olmamasının sebebi nedir?
Sayfa 13·Kitabı okudu
kütüphaneden aldığım kitapların içinde önceki okuyuculardan bir şeyler bulmayı çok seviyorum o yüzden ben de benden sonrakiler için bir şey bırakıyorum :)
Edebiyata (dünya edebiyatına) ulaşmak, ulusal kibrin, taşralılığın, anlamsız müfredat dargörüşlülüğün, zoraki eğitiminin, tamamlanmayan kaderlerin ve kötü şansın meydana getirdiği hapishaneden kaçmaktı. Edebiyat, daha büyük bir hayata, yani özgürlük alanına giriş pasaportuydu. Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!
Sayfa 151·Kitabı okudu
Düşünmeye yeterince değil ama, hafızaya belki de çok fazla değer atfedilmektedir. Hatırlamak etik bir edimdir, kendi başına ve kendisi olarak etik değeri vardır. Hafıza ise, acı verici olsa da, ölülerle kurabileceğimiz tek bağdır. Dolayısıyla, hatırlamanın etik bir edim olduğu inancı, öleceğini bilen, normal koşullarda bizden önce ölenlere (aile büyüklerine, anne babalara, öğretmenlere ve yaşlı dostlara) yas tutan insanlar olarak doğamızın derinlerine kök salmıştır. Kalpsizlik ve hafıza kaybı, nedense hep el ele yürümüştür. Ama tarih bize, kolektif tarihin çok daha uzun bir zaman diliminde hatırlamanın değeri konusunda çelişkili sinyaller gönderir. Açıktır ki, dünyada çok fazla adaletsizlik vardır. Ve gereğinden fazla hatırlamak (tarih kadar eski kederler: Sırplar, İrlandalılar) insana acı verir. Barış yapmak, unutmaktır. Uzlaşmak için hafızanın kusurlu ve sınırlı olması gerekir.
Sayfa 115·Kitabı okudu