Muazzam bir eseri geride bıraktık ve en başta söylemem gerekiyor ki uzun bir inceleme olacak. Ömer Seyfettin adına sitemizde belki de en uzun inceleme olacak. Bunun 2 temel sebebi var. Birisi yazarı tanıtmak ve onun eserlerine olan saygıyı göstermek, diğeri de eklenen kitapların çok fazla olması hasebiyle bilgi kirliliğini engellemek. Bu yüzden çok uzun, çok kapsamlı ve yaptığım tüm araştırmaları içeren oldukça bilgilendirici bir eser olacak. Elimden geleni yaptığımı söyleyebilirim. 12 Punto ile yazılmış 16 sayfalık uzun bir inceleme olduğunu belirteyim.
Öncelikle olmayan kitapları ekledik, yani yayımlanmış ve birçok kere kitap haline getirilmiş hikayeleri sona bıraktık. Tek tek inceledik. Daha öncesinde ise hikayeleri dışında kalan birkaç belli başlı eserini detaylıca inceledik. Ömer Seyfettin okumak için, edebiyat sınavlarına çalışmak ve hazırlanmak için dahi kullanabileceğimize inandığım bir yazı meydana getirdik. Bu satırları yazarken yazının sadece kemik kısmı vardı, detaylar da eklendi ve düzenlendi. Elimizden geleni yapmaya çalıştık. Başlıyoruz.
35 yaşında vefat etmiş yazarın sanatını gerçek bir sanatçı edasıyla icra ettiğini görüyoruz. Tabii ki her hikâye mükemmel değil, tabii ki her yazı bizlerde bir iz bırakmıyor ama hangimizin hayatı tam da istediği şekilde gidiyor ki… Ömer Seyfettin’in yazardan çok hatta bilinen her özelliğinden çok ÖĞRETMENLİK mesleğini onurla taşımış bireylerin bir temsilcisi olması bende çok önemlidir. Aynı zamanda edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup dilde sadeleşmenin de savunucuları arasındadır. Bu sadeleşme meselesi çok önemlidir çünkü sanat için sanat yapanlardan ziyade toplum için sanat yapanları her zaman ayrı bir özenle tutarım. Bu insanların benim için anlamı büyüktür. Toplum için çabalamayan insanları sevemiyorum