Kayıp Zamanlar

Kayıp Zamanlar
@kypzmnlr
Hiçbir tanıma ya da sıfata sığmayan. Meraklı bir zihin. Aşkın. Sınırsız.* Özgür
Dünya nasıl geri döndürülür?
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 213. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:45
'insan seveceği kimse olmadan yasayabilir mi?' Bunu ben de bilmiyorum sevgili Momo, ama güzel kalbine 'dünyanın nasıl geri döndürülebilceğini' öğretecek birisi neyse ki seni yanına aldı. Nasıl güzeldi Momo ve Madam Rosa dostluğu... hiç bitmesin istedim. Romain Gary'nin yeteneğinin tükendiğini söyleyenleri boşa çıkarmak için Emilé Ajar mahlasıyla yazıp Goncourt Ödülü'nü ikinci kez kazandıran kitabı. Evet Momo, sanırım sevilmeden de sevmeden de yaşanmayacağını birlikte anladık.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zaman ve Hayat
10/10
·575 syf.··
Beğendi
·
2026 208. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:48
Emma Goldman’ın Hayatımı Yaşarken kitabını nihayet bitirdim. Üniversite yıllarında okuduğum bu kitap, bu sefer bambaşka bir deneyim ve derinlik verdi. O zamanlar daha genç ve idealist bir zihinle okuduğum satırlar, şimdi olgunlaşmış, bazı gerçekleri görmüş ve deneyimle süzülmüş düşüncemle çok daha net ve anlamlı geldi. Birçok konuda kafamdaki sisler dağıldı, daha net hissediyorum. Zamanın ve hayatın en iyi öğretmen olduğunu bir kez daha anladım. "Hayatım. En yüce doruklarına tırmandığım gibi, en derin dehlizlerine de indim. Amansız acılarıyla yoğruldum, gürül gürül akan neşesiyle coştum. Kâh en koyu umutsuzluklara, kâh en ateşli umutlara kapıldım. Onu doludizgin yaşadım. Bu kadehi son yudumuna kadar içtim."
Edebiyat
Hayatımı Yaşarken 2Emma Goldman · Metis Yayınları · 199767 okunma
en büyük kaybı zamanın kendisi
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 17:36
Homeros’un Odysseia’sı, insan ruhunun en derin yaralarını ve en güçlü özlemlerini anlatan ölümsüz bir destandır. Yirmi yıl süren savaş ve on yıl süren dönüş yolculuğuyla Odysseus, yalnızca fiziksel engellerle değil, kendi içindeki fırtınalarla da mücadele eder. Troya’dan İthaka’ya uzanan bu uzun yol, aslında eve, sevgiye ve aidiyete dönüşün hikâyesidir. Penelope, sadakatin sembolü olurken; Odysseus ise hem kahraman hem de kusurlu bir insandır. Yolda karşılaştığı tanrılar, canavarlar ve baştan çıkarıcılar arasında kaybolurken, en büyük kaybı zamanın kendisidir. Çünkü dönüşü ne kadar epik olursa olsun, yıllar geçtikçe sevgilinin yanında olamamanın bedeli ağırlaşır. Sevgiliye, geç kalmış pişmanlıkla dolu bir itiraf gibi okunabilir bu destan: “Sevgilim, Troya’nın dumanı yükseldiğinde seni bırakmak zorunda kaldım. Yıllar boyu denizler yuttu adımlarımı, tanrılar yolumu kesti. Her gece seni düşündüm, her fırtınada adını fısıldadım. Ama şimdi döndüğümde, saçlarında gümüş teller, gözlerinde yorgun bir ışık görüyorum. Keşke o gün gemiye binmeseydim. Keşke savaşın şanı yerine, senin kollarında geçen sıradan bir günü seçseydim. Geç kaldım sevgilim… Yirmi yıl, bir ömrün yarısından fazlası. Seni bekletmek, seni yalnız bırakmak, seni yaşlandırmak… Bunlar, hiçbir zaferin silemeyeceği yaralar. Yine de bak, hâlâ buradayım. Kapında, diz çökmüş, geç kalmış bir âşık olarak. Affet beni… Ve eğer mümkünse, kalan günlerimizi birlikte yaşayalım.” Odysseia, sadece bir kahramanlık öyküsü değil; aynı zamanda sevginin, zamanın ve pişmanlığın da destanıdır. Bazen en büyük macera, sevdiğinin yanında kalmaktır. Bazen en zor yolculuk, zamanın geri alınamazlığına rağmen “özür dilerim” demektir. Geç kalmış da olsa, sevgi hâlâ eve varabilir. Her şey eskisi gibi olmaz belki… Ama belki de daha güzel
Edebiyat
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
bir defalığına teğet geçen hikâyeler
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Yitirilmiş bir fırsatın hikâyesi.. "Birkaç yıl içinde, seni unuttuğum zaman, bu çeşit başka hikâyeler geçince başımdan, aşkın unutuluşu olarak anacağım seni. Unutmanın korkunçluğu olarak düşüneceğim bu hikâyeyi." Oysa bir insanın ömrüne bir defalığına teğet geçen hikâyeler vardır. Son nefesi duyulur gidişlerin. Dokunamamanın, ses verememenin ve yolculukların en zorlusuna çıkmanın çilesini ağırlar kalp o hikâyelerde. Her dönem kendi resminin figüranlarını da yaratır. Bir gece uzunluğunda bir ömür kısaca yaşanır bir aşkın gölgesinde. Görecelidir zaman kavramı. Göğü saran yanık kokusu dolar ilkin insanın ciğerlerine Hiroşima'da. Kimse uyuyamaz gündüz ve gece. Hiroşima' da gece hiç sona ermez. Tane tane dökülür yüzünden acıya tanık olmanın sefaleti Nevers'de. Son bir sözcük tutunur göz uçlarına adamın ve kadının; "bak nasıl unutacağım seni.." Savaşlarda ölümlerin önemi büyük, bir ölüm nedir ki?.. Nevers'de kalmış, kaçırılmış bir ölüm fırsatıyla onu bu günkü kadın yapan hayatın tesadüfe dayanmayan iki ortaklaşmış hissin buluşması.. "Sanki orada anladım, bu gün olduğun insan olmaya başladığını" Gerçek bir çatışmayı yaşamamış, kaybediş anındaki kanı, isi, barut kokusunu duymamış olanlar için ölüm, acı, artık var olmamanın anlamı, gücün yoksunluğu nedir ki?.. Aşkın derinliği ırkçılık tuzağına düşmeden, ırk takıntısından sıyrılınca anlaşılır, der Marguerite Duras. Bir Fransız değildir o ve de bir Japon değildir diğeri. Bir kadın ve bir erkektir onlar. Ayrıntısı olmayanlardan.. #margueriteduras #hiroşimasevgilim
Edebiyat
Hiroşima SevgilimMarguerite Duras · Can Yayınları · 2011698 okunma
Söz gider, yazı kalır
10/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Karanfilin İzi Kaldı, toplumsal vicdanın sessiz çığlığıdır. Arka kapaktaki cümle her şeyi özetler: “Dünya, yalnızların ve yüreğini kaybetmemek için aklını yitirenlerin trajedisidir.” Yazar büyük laflar etmez, dramatik sahneler kurmaz; günlük hayatın kuytularından acıyı toplar, karanfili bırakır gibi bırakır. Okur, her öyküde kendi “tutulmayan söz”ünü, kendi “unutulmayan yazısı”nı bulur. İlk kitap olmasına rağmen aceleye getirilmemiş, özenli; dönemin (özellikle son 10-15 yılın) yaralarını ayna gibi yansıtır. Bu kitap, gidenlerin kalanların yarası olduğunu fısıldar. Karanfil solar, ama izi, kokusu, rengi, tanıklığı kalır. Erman Şahin, edebiyatı bir diriliş ve yaşam alanı olarak tanımlarken, tam da bunu yapıyor. Geride kalanların sesini duyuruyor, yaraları yazarak iyileştirmeye değil, hatırlatmaya çalışıyor. Kaçırılmaması gereken, sessiz ama kalıcı bir eser.
Edebiyat
Karanfilin İzi KaldıErman Şahin · Romanoku Yayınları · 202342 okunma