Gökçen

Gökçen
@lPuduhepa
ϜϓſϞ Kandinsky tablolarının içinde kendi sürreal yalınlığımı arıyorum.

Mavi

, bir kitap okudu
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
71 günde okudu
·
2026 8. kitabı
Nermin Yıldırım
8.2/10 · 5,4bin okunma
Gökçen isimli okura yanıt verildi
Gökçen
Mavi hakettin 😚
Reklam

Mavi

, bir kitap okudu
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
71 günde okudu
·
2026 8. kitabı
Nermin Yıldırım
8.2/10 · 5,4bin okunma
Gökçen
71 gün haaa…….
o naylı yorumm
“İçinize yeterince uzun müddet bakarsanız, yani ne hissettiğiniz üzerine uzun uzadıya düşünür ve kendinizi bulmak için terapiden yararlanırsanız, orada esasında hiçbir şey olmadığını fark ettiğiniz an depresyon çıkagelir.”
Sayfa 27
Gökçen
“Eğer sürekli iddia edildiği gibi hayatın anlamı içinizdeyse, orada hiçbir şey bulamamak elbette hayatı bütünüyle anlamsız kılar. İçinize bakmaya haddinden fazla zaman ayırdığınız takdirde, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.” sf.27
Puan vermedi·88 syf.·
2026 64. kitabı
Kitap çok kısa olmasına rağmen bir insan ömrünü anlatıyor. Olay örgüsünden çok atmosfer, yalnızlık ve Amerikan mitolojisi üzerinde durulmalı hatta bence asıl konu yalnızlık ve yası dönüştürme hikayesi.. aslında bir “büyük tarih içinde kaybolmuş küçük insan” hikâyesi. Robert Grainier ne kahraman ne de tarihe yön veren biri. Bir işçi, bir emekçi. Ama onun yaşamı boyunca Amerika inanılmaz bir dönüşüm geçiriyor: Demiryolları yayılıyor, ormanlar yok ediliyor, sanayileşme hızlanıyor, modern dünya doğuyor. İlginç olan şu: Grainier bütün bu değişimlerin ortasında olmasına rağmen onları anlamlandırmaya çalışmıyor. Sadece yaşamaya çalışıyor. Bence Johnson burada şu soruyu soruyor: Tarih kitaplarında yer almayan insanların hayatları daha mı değersizdir? Romanın cevabı açıkça “hayır”. Eşini ve kızını kaybettikten sonra Grainier’in yaşadığı yalnızlık sadece fiziksel değil, varoluşsal. İnsanlarla aynı dünyada yaşamasına rağmen onlardan giderek uzaklaşıyor. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, Johnson’ın bu yalnızlığı dramatize etmemesi. Ağır ağıtlar yok. Büyük duygusal patlamalar yok. Sadece sessizlik var. Bu yüzden etkisi daha güçlü. Kitaptaki kurt-kadın anlatısı özellikle tartışmaya açık. Bunun gerçeküstü bir olay olarak okunacağı gibi Grainier’in yas sürecinin bir yansıması olarak da okunabilir. Bu belirsizlik metni zenginleştiriyor. Roman boyunca insanın doğayı “fethetme” çabasını görüyoruz. Demiryolları, ağaç kesimleri, yerleşimlerin büyümesi… Ama doğa hiçbir zaman tamamen yenilmiyor. Yangın sahneleri bunun en güçlü örneklerinden biri. İnsan ne kadar ilerlerse ilerlesin doğa karşısında kırılgan kalıyor. Ardından hemen filmini izlemiştim. Film ile kıyaslamazsam olmaz. :) Özellikle görüntü dili kitabın sessizliğini iyi yakalamış. Karakter çok az konuşuyor.
1000Kitap
Tren DüşleriDenis Johnson · Holden Kitap · 2025274 okunma
Gökçen
+kitaptaki kurt metaforu üzerine dipnot: Tren Düşleri‘ndeki kurtlar bana göre Jack London’ın Vahşetin Çağrısı ve Beyaz Diş eserlerindeki kurtlardan daha melankoliktir. Onlar mücadeleyi temsil ederken, Johnson’ın kurtları daha çok hafızayı, kaybı ve insanın doğaya geri karışmasını temsil eder. Bu da romanın en gizemli ve unutulmaz katmanlarından biridir.