Ayşe

Ayşe
@l__katmyworld
Alıntıları okumaya hep bayılmışımdır. Beni heyecanlandırıyor, duygulandırıyor, bir şeyler öğretiyor ya da ağlatıyorlar. O yüzden umarım paylaştığım alıntılar, okuyan kişide bu etkilerden birini bırakır. ️️
Sandalyesinde rahat oturmuyordu, her an düşecek gibi yığıltmıştı. Yüzünü elleriyle kapatıp kendine gelmek için derin nefes aldı. Bir dakika sonra ellerini kucağına koydu ve "Sadece dinle," dedi. Gözlerimi kocaman açtım. Mümkün olduğunca dik oturmaya çalıştım. Ve dinledim. "Kal," dedi ve sesi çatallaştı ama yutkunup toparlandı. "Sana ne olduğunu anlamam imkânsız. Çünkü hiç güzel bir yanı yok. Ama yaşama tutunman için bir neden var. Kendimden bahsetmiyorum. Aslında şu an... ne söyleyeceğimi de bilmiyorum. Belki saçma sapan bir konuşma yapıyor olabilirim. Şoktayım. Annen ve babana olanları hazmedemiyorum, Teddy'ye..." Teddy'den söz ederken, sesi titremeye başladı ve gözyaşları aktı. Seni seviyorum, diye düşündüm. Derin nefes alıp kendini toparlamaya çalıştı. Ve sonra devam etti. "Bütün düşünebildiğim, şu an burada ölürsen bunun ne kadar berbat bir durum olacağı. Yani ölmesen de hayatın berbat durumda artık. Olanları geri alamayacağımı, bunu kimsenin de yapamayacağını da biliyorum. Ama gelecekte senin yaşlandığını, çocukların olduğunu, Julliard'a gittiğini, geniş bir dinleyici kitlesi önünde çello çaldığını, eline yayını aldığını ve o an her zaman olduğu gibi yine seninle gurur duymayı, bana hep gülümsediğini görmeyi istiyorum. "Eğer kalırsan ne istersen yapacağım. Eğer istersen gruptan ayrılacağım, seninle birlikte New York'a geleceğim. Ama benden gitmemi istersen, onu da yaparım. Liz'le konuştum, eski yaşamına dönmenin sana belki acı verebileceğini söylüyor, belki bu dönemi tamamen unutman, belki bizi de unutman senin için daha iyi olacak. Tabii bu berbat bir şey olurdu ama senin için yaparım. Seni şu an kaybetmektense, öyle kaybetmeyi tercih ederim. Eğer kalırsan, istediğin yere gitmene izin vereceğim, yeter ki kal." Adam hıçkırıklara boğuldu, gözyaşları hassas
Pegasus Yayınları
Roman
Reklam
"Çok güçlüsün," dedi sonunda. Hâlâ kalemine bakıyordu. "Hiçbir şeyden korkmuyormuş gibi görünüyorsun." Ne diyeceğini umuyordum bilmiyorum ama şaşırmıştım. Hatta o kadar şaşırmıştım ki bir an konuşamadan öylece durdum. Kendimi güçlü hissettiğim anlar çok nadirdi. Çoğunlukla ürkek hissediyordum. Nihayet başını kaldırdığında ona bakıyordum. "Bir sürü şeyden korkuyorum." diye fısıldadım. Neredeyse soluk bile almadan öylece birbirimize bakarken aniden zil çaldı. Hiç ummadığım bir utangaçlıkla ayağa fırladım, eşyalarımı aldım ve çıkıp gittim. O gece bana mesaj attı. neden korkuyorsun? yazdı. Ama cevap vermedim.
Sayfa 120 - Yabancı Yayınları
Roman
"Özür dilerim," dedim. Bocaladım. Hâlâ bana dokunduğunu fark edince aniden bir adım geriye doğru bir adım attım. "Ben, şey, ben kafamın içinde kaybolmuştum da." "Evet anladım," dedi ve iç çekti. "Bay Jordan pisliğin teki. Tam bir göt." Gözlerim kocaman açıldı. Her nasılsa şimdi daha da şaşırmıştım. "Bay Jordan'ı nereden biliyorsun?" Ocean bana baktı. Şaka yapıp yapmadığımdan emin olmak istermiş gibi görünüyordu. "Ben de o dersteyim," dedi sonunda. Gözlerimi kırpıştırdım. "Ciddi misin sen?" dedi Ocean. "Aynı derste olduğumuzu bilmiyor muydun?" Güldü ama kederli bir gülüştü. Başını iki yana salladı. "Vay be!" Hâlâ olanlara anlam veremiyordum. Çok fazlaydı, bir anda bu kadar şey çok fazlaydı. "Geçiş falan mı yaptın?" diye sordum. "Yoksa başından beri derste miydin?" Ocean afallamış gibiydi. "Ah, vay be, cidden üzgünüm," dedim. "Seni görmezden geldiğim falan yok. Ben sadece... Çoğu zaman insanlara pek bakmam." "Evet," dedi, sonra tekrar güldü. "Biliyorum."
Sayfa 70 - Yabancı Yayınları
Roman
"Gitmem gerek," dedim. "Peki laboratuvar işi ne olacak?" Seçeneklerimi gözden geçirdim ve sonunda telefon numaramı yazıp ona uzattım. "Bana mesaj atabilirsin. Bu gece çalışırız." Elindeki kağıt parçasına bakakaldı. "Ama dikkatli ol," dedim başımla kâğıdı işaret ederek. "Eğer çok fazla mesaj atarsan benimle evlenmek zorunda kalırsın. Dinimin kuralları bunu gerektirir." Bembeyaz oldu. "Bir saniye. Ne?" Neredeyse gülümseyecektim. "Gitmem gerek, Ocean." "Dur... Hayır, cidden... Şaka yapıyorsun, değil mi?" "Vay canına," dedim, sonra başımı iki yana salladım. "Hoşça kal."
Sayfa 24 - Yabancı Yayınları
Roman
Rowan
"Belki de o sabah Mala'nın ortaya çıkmasının, beni kutsamasının nedeni budur." "Senden başka bir tanrıçayı avlayacak kadar kibirli ve kaçık biri olmaması mı?" diye sordu Aelin. Rowan çizmelerini çıkarıp arkasındaki kuru kuma fırlattı. "Ateş Getiren Mala'dan sevdiğim kadınla birlikte kalmayı isteyecek kadar kibirli ve kaçık tek kişi olduğum için."
Sayfa 356 - Dex Yayınları
1000Kitap
Reklam