"Ah, Şayeste! O güzel günler, o parlak hayaller... O tatlı yadigârlar... Şu kısacık zamanda, şu birkaç gün içinde ömrüm gibi gözümün önünden geçip gittiğini seyrederken bu çırpınan gönlüm de onların peşinden gitmek istiyordu. O içinde büyüdüğüm evin bahçesindeki ağaçları bile özledim. Orada bir gül ağacı, ayrıldıktan sonra anlıyorum ki benim yârimmiş. O odalar, o yüzler, o köşeler, bütün çocukluğumun, mutluluğumun hatıralarıymış."
"O,sevmek dediklerini bir tek ihtiyar dedemin ellerinden duymuşum bir de Yalçının dilinden lakin onun dilini anlamamıştım esasında o sevmek işte bi türküymüş demek ak saçlı bi dedenin türküsü bi çaresiz ihtiyarın çatlak sesiymiş
Yalçın nereden bilsin?"