bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir, o yüzden yaşamın içinden, sıradan insanları temsil ederler demiştin ya. hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz işte. bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. hepimiz öyleyiz. yaralayarak yaşıyoruz.
kitapların zihinde değil, bedende yer edindiği fikrine sık sık kapılırım. ya da belki zihnimizin ucundaki bir hatırada saklıdırlar. tam olarak hatırlayamasam da kimi cümleler ve hikayeler bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor. yaptığım hemen hemen tüm seçimlerin temeli okuduğum kitaplara dayanıyor. önceden okumuş olduğum kitapları hatırlayamıyorum ancak üzerimdeki etkileri baki. o halde bu, hatırlamaya özen göstermem gerekmediği anlamına gelmez mi?