Düşünceye dalma yalnız düşüncelerimizin nesnelerini değil, eylem ve duygularımızın nesnelerini de genişletir; bizi bütün başkalarıyla savaş durumunda bulunan, duvarlarla çevrili bir kentin değil evrenin yurttaşı yapar, insanın gerçek özgürlüğüyle dar umut ve korkuların köleliğinden kurtuluşu, bu evren yurttaşlığında yatar.
Felsefi düşünceye dalma, geniş görüşle, evreni iki düşman kampa -dost ve düşman, yararlı ve zararlı, iyi ve kötü- bölmeden her şeye tarafsız olarak bakar.
Felsefeden hiç pay almayan adam ömrü boyunca sağduyudan, kendi çağının ve ulusunun alışılmış düşüncelerinden ve kendi özgür usunun katkısı ya da onayı olmadan zihninde yer eden kararlardan türeyen ön yargıların tutsağıdır.
Her köşesi bucağı bulunup öğrenilebilecek dar alanlı duvarlar arasında kapalı kalmak yerine kendimizi, bilinecek pek çok şey olması yüzünden bilinemeyen birçok şeylerin kaldığı açık bir özgür olanaklar dünyasinda buluyoruz.