Hepimiz bir olduğumuza göre, herkesi aynı biçimde, kardeşçe sevgi duygusuyla sevebiliriz. Ama birbirimizden farklı olduğumuza göre, cinsel sevgi tüm insanlar arasında değil ancak bazıları arasında, üst düzeyde bireysel ve belli bir özgünlük içinde doğabilir.
Birini sevmek sadece güçlü bir duygu değildir; bir düşünce, bir yargı, verilen bir sözdür. Eğer sevgi sadece bir duygu olsaydı, karşılıklı verilen sonsuza hiçbir temeli kalmazdı.
Sevmek, temelinde kişinin yaşamını bütünüyle bir başkasıyla birleştirme arzusu ve istemidir.
Duygu geldiği gibi gider; içinde yargı ve düşünce yoksa, sonsuza dek süreceğinden nasıl emin olabilirim?
Bu görüşleri dikkate alırsak, sevginin iki kişiye ait istem, kesin karar olduğu ve bunların herhangi bir kişi olabileceği yargısına varabiliriz.