Ölme hakkı ve ötanazi, çeşitli eksenler etrafında tartışılmaktadır. Bunlardan biri, insan yaşamına yüklenen özel değerden yola çıkmaktadır. Yaşamın özel değerinden söz edenler, genellikle ölme hakkına, dolayısıyla ötanaziye karşı çıkmaktadırlar. Bu değer, Tanrı kaynaklı, diğer bir deyişle dini bakış açısı ile yüklenmiş bir değer olabileceği gibi, doğa ve toplum kaynaklı, laik bakış açısı ile yüklenmiş bir değer de olabilmektedir. Birincisi, yaşamın kutsallığından söz ederken, diğeri, yaşama hakkının dokunulmazlığından söz eder. Bu iki yaklaşım da yaşamdan ya da yaşama hakkından kişinin kendi iradesi ile vazgeçmesini olumlamaz, reddeder; dolayısıyla ölme hakkı diye bir hakkı tanımaz, ötanaziye şiddetle karşı çıkar.