Dışsal olan her şey ben-olmayandır ve öyle kalır; sadece içsel olan, bilinç ve bilinç durumu ben'dir ve refahımız ve sıkıntımız sadece onun içinde yer alır.
Buradan anlaşılıyor ki çoğu zaman sadece kader ve sahip olduklarımız hesaba katılsa da mutluluğumuz aslında kim olduğumuza, bizim bireyselliğimize bağlıdır. Kader düzelebilir ve yetingenlik ondan çok şey talep etmez; fakat ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır, isterse cennette çevresini huriler sarsın.
Olabilecek olan olasıdır. Fakat olabilecek olan, kesin olarak olur çünkü aksi takdirde olamaz. Gerçeklik, olasılığın öncülleri sağladığı bir sonun sonucudur.
...her meseleyi ona ait olan zamanda düşünmeli, yerine getirmeli, tadını çıkarmalı, ona katlanmalı, diğer her şeyle ilgili olarak endişelenmeyi bir kenara bırakmalıyız - adeta düşüncelerimizin çekmeceleri olmalıdır ki birini açtığımızda diğerlerini kapayalım.