Laika

Laika
@laikaa
live and learn from fools and from sages
Sanki hayatı bu haliyle yaşanmaya değmez görüyor... ve dağdaki bir haydutun hayatını bile ondan iyi buluyorlardı. Bu gençlik ne söylediğine dikkat ediyor, ne yaptığının farkına varıyor, ne harcadığını hesaplıyor, ne de kendi işiyle uğraşıyordu. Onun nereden geldiğini düşünmeden ekmeğini yiyor, sadece konuşuyor, konuşuyor... konuşuyordu. Pavle'nin oğullarıyla çatıştığı zaman söylediği gibi "yıldızlara havlıyorlardı."
Sayfa 286 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bugünkü kuşaklar daha çok hayatla değilde, hayat üzerine görüşleriyle meşguldü. Bu anlaşılmaz saçma bir şeydi ama böyle idi. Onun için de hayat değerini kaybediyor... kelimelerle harcanıp gidiyordu.
Sayfa 284 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
(Türk egemenliği demek... Muhammed dininin birleştirdiği yıkılmaz, parçalanmaz büyük bir topluluk demekti. Yeryüzünde müezzinlerin müminleri namaza çağırdıkları bütün yerleri içine alan topraklar demekti.)
Sayfa 251 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Önemli olan insanın kazandığı zamanı hesap etmek değil, o zamanı nasıl harcadığını bilmektir, diyordu. Eğer bu zaman kötülük yapmaya harcanırsa onu iktisat etmek bin kere hayırlı olur. Gene önemli olan bir insanın çabuk gitmesi değil, nereye gittiğini ve ne yapmaya gittiğini bilmesidir.
Sayfa 232 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Üçte ikisi hala doğululuğunu koruyan bu uzak kasabada bile insanlar sayıların esiri olmaya ve istatistiklere inanmaya başlamışlardı. Yetmiş dört milyon!.. "Yani kilometre başına aşağı yukarı yarım milyona yakın bir para; 445.782,12 kruna." Bu ağız dolusu sayıları tekrarlıyor ama ne daha zengin, ne de daha akıllı oluyorlardı.
Sayfa 230 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu