Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. Ve bitmek bilmez huzur arayışımız da hayatta kalmamızı sağlıyor.
Kayra bir gün bana “Mutsuzluğuna hiç çare aramıyorsun” demişti. “Ve en büyük acının kendininki olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberi olmayan bütün geri zekâlılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen yaşlı bir kadın gibisin.”
Dünyadaki tüm insanlar birden yok olsalar dahi yalnız kalmayacağımı anladım. Çünkü ağzımdan çıkan, başkalarının duyabildiği bir sesin yanında, içimde yankılanan ve kimsenin varlığından bile haberdar olamayacağı başka bir ses daha vardı.