Lalwithp

Lalwithp
@lalwithp
5 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
7/10
·72 syf.··
2025 4. kitabı
Bu eserle birlikte Madeline Miller’ın tüm kitaplarını bitirmiş oldum. Diğer kitaplarına kıyasla oldukça ince ve hızlıca okunabilen bir yapıya sahipti. Maksimum bir saatte bitirebileceğiniz, kısa bir öyküden oluşuyor. Sayfaların büyük kısmı çizimlerle desteklenmiş ve bu çizimlerin oldukça etkileyici olduğunu söylemeliyim. Buradan sonrası spoiler içerebilir. Hikâye oldukça sade kurgulanmıştı. Derinlemesine karakter analizleri yapmaya pek imkân tanımıyor; bu durum beni çok tatmin etmedi açıkçası. Mitolojik karakterleri derinlemesine incelemek, diğer Miller eserlerinde sevdiğim bir şeydi ve bunu biraz özledim. Yine de, kısa olmasına rağmen karakterlerle bir bağ kurma imkânı sunduğunu düşünüyorum. Özellikle bir heykelin insan olduğunda hissettiklerini ve dünyayı nasıl algılamaya çalıştığını çok güzel yansıtmış. Bana göre bu, hikâyenin en güçlü yönüydü. Ancak, hikâyenin sonunda karakterin kızıyla birlikte olmasını beklerken, kendini ait hissettiği yere — denizin dibine — dönmesi, benim için biraz hayal kırıklığı yarattı. Kitabın kısa oluşu, bazı soruların cevapsız kalmasına da neden olmuş: Kızına ne oldu? Diğer küçük kız çocuğu da bir gün insana dönüştü mü? Bunları öğrenemiyoruz. Genel olarak, uyumadan önce okunabilecek bir masal havası vardı. Hoş bir okuma deneyimiydi ama daha fazlasını isteyen okurlar için biraz eksik kalabilir.
1000Kitap
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·192 syf.··
2025 3. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 17:21
Tam bir sosyalizme giriş eseri olduğunu söyleyebilirim. Sosyalizme dair hiçbir bilginiz yoksa dahi bunun temelini atacak bir kitap. Huberman'ın önsözünde dediği gibi sosyalizmi sevseniz de sevmeseniz de sosyalizmin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Kitap tam olarak bunun için yazılmış. İlk olarak temel bilgiler ve olgular ile başlıyor. Ardından kapitalizmin neden çökmekte olduğunu sosyalizmin buna nasıl çözümler sunduğunu anlatıyor. En sonda ise Sovyetlere olan eleştirisini yazıyor. Ki bu eleştiriyi okumak bence çok zevkliydi. Tamamen bir Sovyet övgüsü değil aynı zamanda eleştirisi de okuyoruz. Kitap boyunca da sürekli olarak söylüyor zaten. Sosyalizm bütün sorunlarınızı çözemeyebilir çözeceğini iddia edemem ama birçoğunu çözeceğini inanıyorum. Leo Huberman bize sosyalizm hayalini satmıyor. Sosyalizmin ne olduğunu nasıl olabileceğini doğrusuyla yanlışıyla anlatıyor. Bu yüzden sosyalizmi merak eden ve/veya siyasetle ilgilenen herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
1000Kitap
Sosyalizmin AlfabesiLeo Huberman · Yordam Kitap · 20203,571 okunma
8/10
·404 syf.··
2025 2. kitabı
Madeline Miller'la Akhilleus’un Şarkısı kitabıyla tanışmıştım. Ben, Kirke’yi de bu yüzden okumak istedim. Öncelikle mitoloji ile ilgili hiçbir şey bilmeseniz dahi rahatlıkla okuyabilirsiniz. (Şahsen ben çok mitoloji bilen ve seven biri değilim.) Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bu yüzden kitabı bir solukta bitiriyorsunuz. Şimdi kitabın akışı hakkında bilgiler vereceğim. Burası spoiler içerebilir . Oldum olası gelişen ve değişen karakterleri sevmişimdir. Bu kitapta da tanrı olmasına rağmen aslında Kirke’nin nasıl değiştiğini ve geliştiğini gözlemliyoruz. Kitabın ilk başındaki o korkak, güçsüz kız çocuğundan, Athena’yla kafa tutacak kadar güçlü olan bir cadıya dönüşüyor. Bu süreç boyunca en sevdiğim kısım, Kirke bize her ne kadar insani özellikleri üzerinden gösterilmek istense de tanrısal özellikleriyle sürekli kendini belli etmesi. Kitabın yarısına kadar sürekli olarak sevgiyi arıyor. Tanrı olan babasından ve annesinden alamadığı sevgiyi, kardeşinde görmek istiyor. Ancak bu da olmuyor. Kitapta her şeyi Kirke’nin ağzından dinlediğimiz için ilk başlarda Aeetes bize sevimli bir küçük kardeş gibi gelse de sonlarda aslında aralarında hiç öyle bir ilişki olmadığını anlıyoruz. Kirke tam da bu dönemde bana kalırsa olgunlaşıyor. Sevgiye muhtaç olan insancıl yanı, tanrıların öyle bir sevgi beslemediği ve daha çok güç üzerine kurulu olduklarını kabul etmesiyle sonlanıyor. Telegonos'la olan ilişkisi bence kitapta en çok konuşulması gereken konulardan biri. Ölümlülerin ölümlü olduğunu kabul etmesine rağmen Athena Telegonos'u öldürmek için geldiğinde onu vermiyor. Kirke gibi bir tanrıça için aslında ölümlü bir çocuğun bir hiç olması gerekirken Kirke başka bir çocuk doğursa bile onun Telegonos'un yerini tutmayacağını düşünüyor. Burada oldukça insancıl yaklaşıyor duruma. İlk
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma