KURTLARLA KOŞAN KADINLAR
Öncelikle yazacağım inceleme kitabın daha geniş bir kitleye ulaşabilmesi için çorbaya eklemek istediğim birkaç tuz tanesinden ibarettir.
Clarissa Pinkola Estes' in tüm kadınlara sunduğu bu büyük armağan 16 öyküden oluşup bu öyküleri büyük bi emekle(araştırma, inceleme, toplama,20 yılı aşkın bi zaman ayırma ile) hazırlamış , bizi biz yapan , nerden gelip nereye gittiğimizi bize sordurtan;
bi kadın, bi anne, bi eş, kızkardeş ... olarak hayatı kavramamız, kendimiz olmamız ve farkımıza varmamız için bize gerekli soruları sordurtup cevapları bulmada da bize yol gösteren bir kitaptır.
Her ne kadar kadınlara atfedilmiş gibi görünsede bence erkeklerin de okuması, okutması gereken bir başyapıt...Belki bu sayede anlaşılabiliriz ve mevcut sorunlara birlikte çözüm getirilebiliriz.
Okumaya niyetlenenler için şunu da eklemeliyim ki kitap elinizde uzunca bi süre kalacaktır ama bu sizi korkutmasın çünkü bi çırpıda okunacak bi kitap asla değildir. Kitabın sonlarına doğru yazarın şöyle bi notu var: Çalışma bir haftalık ya da aylık zaman içinde okunamayacağından, üzerinde çalışılması daha uygundur. Kitap her bir okurun kişisel hayatının burada önerilenlerin karşısında tartılmasana, lehinde ya da aleyhinde bir karar verilmesine, ötesine geçilmesine, derinleştirilmesine, ona geri dönülmesine ve süregiden bi olgunlaşma sürecinden bakılmasına dönük bir çağrı yapmaktadır.
Okuyacağınız her bir öyküyü hayatınıza enjekte etmeniz ve emilimini beklemeniz gereken bir ödev olarak düşünebilirsiniz bence
Son olarak başka çevirisini bulursanız bulduğunuz çeviriden okumanızı tavsiye ederim çünkü Hakan Atalay' ın çevirisiyle bi eliniz google de okuyabiliyorsunuz anca:)
Kapanışı kendime '5-6 yılsonra tekrar okuyacağım' sözünü vererek ve okumanızı, okutmanızı tavsiye ederek
Bir anne kendi çocuğuna annelik ederken kendisi de annelik görmüş olmalıdır. Bir kadının çocuğuyla ilişkisinde başkasına devrolunamaz tinsel ve fiziksel bir bağ bulunsa da içgüdüsel Vahşi Kadın ın dünyasında, kadın birdenbire kendi kendini biçimlendirmiş dünyevi bi anne haline gelemez
Insanın, ait olmadığı guruplarla bile arasında köprüler kurması yararlıdır ve aynı şekilde nazik olmaya çalışmak da yararlıdır ama yeterince çaba göstermemek, biri sırf doğru davranıyor diye, vahşi criatura(yaratık) nın bütün iniş çıkışlarına engel olmayı beceriyor diye gerçekten de hoş, ölçülü, itaatkâr ve ağırbaşlı bir hanımefendi sayılabileceğine çok fazla inanmak da bir tür zorunluluktur. Psişedeki vahşi bağlantısını koparan da bu tür davranışlardır; egonun, her şeye rağmen sahip olma arzusudur. O zaman hayat dolu bir kadın yerine, pençeleri çıkarılmış hoş bir kadına sahip olursunuz. O zaman terbiyeli, iyi niyetli , iyi olmaya can atan ürkek bir kadına sahip olursunuz. Hayır, neyseniz o olmanız ve diğer yaratıkları da neyseler o olmaya bırakmanız daha iyi, daha zarif ve çok daha yürekten bir davranıştır.
Bir annenin -tamamen olmasa da kısmen- buna benzer bir karar verdiğini görmediniz mi?Anne, çocuğunun yanında yer almak yerine köyünün arzularına boyun eğer. Günümüzde bile anneler hâlâ kendilerinden önce yaşamış kadınların yüzlerce yıllık yerleşik korkularını gösterirler :Toplumun dışına bırakılanlar en iyi olasılıkla görmezden gelinip kuşkuyla karşılanır, en kötü halde de peşlerine düşülüp yok edilirler. Böyle durumdaki bir kadın genellikle kızını dış dünyada "uygun bir şekilde" davranacak biçimde şekillendirmeye çalışır, böylece kızını ve kendisini saldırılardan kurtarmayı umut eder. O zaman da hem çocuğun hem de annenin bölündüğü bir durum ortaya çıkar .