Elif dolunay

Elif dolunay
@lastwickedwitch
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
17 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
''Bir kanaatten dolayı değil de zoraki kinci olduğu için, entrikaları ve cinayetleri infaz esnasında durmuştur; bütün insanlar gibi o da içinde bir cani saklamaktadır, ama içine tevekkül işlemiş bir canidir bu ve düşmanlarını vuramayacak ya da kendine yeni düşmanlar edinemeyecek kadar bezgindir. Alnını hançere yaslayıp düşünür ve tecrübe etmeden bütün cinayetlerden hayal kırıklığına uğramış gibidir; herkes tarafından iyi olduğuna hükmedildiğinden, öyle olmak ona beyhude görünmese kötü olurdu.''
Sayfa 126·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
''Budalanın gecelerine, mineral acılarına, sanki bir başkası inliyormuş gibi inleme mutluluğuna; kişinin kendine yabancı olduğu, kendi çığlıklarının başka yerden geldiği bir azaba; birbirini yok ederek dans edilen ve kıkırdanan anonim bir cehenneme hevesleniyorum. Üçüncü şahısta yaşamak ve ölmek. İçimde sürgün olmak, olmuş olduğum şeye hep kayıtsız kalan ismimden ayrı durmak.-mademki hayata tahammül edebilmenin bedeli budur- nihayet cinnetin bilgeliğine ulaşmak.
Sayfa 121·Kitabı okudu
“Halsiz ve sıhhatsiz, tasarısız ve hatırasız, üzerinde güneşi ve iç çekişleri unuttuğum bir kuru döşekten başka şeyim olmadan, geleceği ve bilgiyi kendimden uzaklaştırdım. O döşekte uzanık kalır ve saatleri sayarım; etrafta, kendimi mahvetmeye çağıran aletler, nesneler. Çivi fısıldıyor bana: Kalbini del, çıkacak azıcık kan seni ürkütmemeli. - Bıçak laf dokunduruyor: Ağzım şaşmazdır: Bir saniyede vereceğin kararla sefaleti de utancı da alt edersin. Pencere, sessizliğin içinde gıcırdayarak tek başına açılıyor: Yoksullarla sitenin tepelerini paylaşıyorsun; atılsana, açılmamın değerini bil: Göz açıp kapayıncaya kadar, kaldırım taşının üzerinde, hayatın anlamıyla ve anlamsızlığıyla beraber pestilin çıkacak. - Bir ip de ideal boynu bulmuş gibi, yalvarıcı bir gücün tonuna bürünerek dolanıyor: Seni daima bekledim; senin korkularına, yılgınlıklarına ve hırçınlıklarına şahit oldum; buruşmuş örtülerini, kudurmuşluğunla ısırdığın yastığı gördüm; tanrıları taltif ettiğin sövgüleri işittim. Merhametli olduğumdan senin için üzülüyorum ve sana hizmetlerimi sunuyorum. Zira şüphelerine bir cevap ve ümitsizliklerinden bir kaçış bulmaya burun büken herkes gibi, sen de kendini asmak için doğmuşsun.”
Sayfa 112·Kitabı okudu
''Bilmenin bütün yolları, bütün usulleri muteberdir: akıl yürütme, sezgi, tiksinti, coşku, inilti. Kavramlarla desteklenen bir dünya görüşü, gözyaşlarından çıkan bir diğerinden daha meşru değildir: gerekçeler ya da iç çekmeler - birbirine benzer şekilde müsbit ve hükümsüz şıklar. Bir evren biçimi inşa ederim: Buna inanırım ve evren bu olur; bununla birlikte, başka bir kesinlik ya da şüphenin saldırısı karşısında bu evren çöker.''
Sayfa 109·Kitabı okudu
''Her ana beni yok etme serbestliğini bırakırım: Soluk almaktan yüzü kızarmamak edepsizliktir. Artık hayatla anlaşma yok, artık ölümle anlaşma yok: Olmayı unuttuğumdan, silinmeye razıyım. Oluş- ne cinayet! Bütün ciğerlerden geçmiş olan hava artık kendini yenilemez. Her gün yarınını kusar ve tek bir arzu hayalleyebilmek için boşuna çabalanır. Her şey bana yüktür: Sırtına Madde vurulmuş bir yük hayvanı gibi ayaklarım tutulmuş, gezegenleri sürüklerim. Ya bana başka bir evren sunulsun ya da pes ediyorum.''
Sayfa 94·Kitabı okudu